Bozkurt NET{ Bozkurt NET
  Tıklayın kayıtlı kullanıcı olun
Ana sayfa ::Hasabınız :: Forumlar :: Makaleler :: İndir :: İletişim :: KURALLAR
alt1 alt1 alt1
alt1 alt1
alt1
Atatürk
Başbug
Atsız´ın Mektupları
Bozkurt
Tarihte Türkler
Osmanlı Sultanları
3 Mayis
Türk İslam Ülküsü
Ülkücü Hareket
İslam
Türk Büyükleri
12 Eylül
Dokuz Işık
Kızıl Elma
Doğu Türkistan
Türk Dünyası
Şiirler ve Marşlar
Ülkücü Şehitler
Ülkücüye Mektuplar
Sorular ve Cevaplar
Komünizm
Videolar
Müzikler
Postakartı

alt1 alt1
alt1
 Haber :
 Haber Ekle
 Haber Arşivi
 Arama
 Konular
 Baskıya hazırla
 Üyeler :
 Hesabınız
 Günlük
 Üye Listesi
 Özel İletiler
 ICQ Servisi
 Servisler :
 Kur'an-ı Kerim Meali
 Resim Galerisi
 E-Kart
 Dosyalar
 Müzikli Postakartı
 Cep Melodileri
 İletişim :
 Forumlar
 Bozkurtlar 100
 Bize Ulaşın
 Bizi Önerin
 Dökümantasyon :
 Makaleler
 Fikir ve Tarih Dünyası
 Kısa Nükteler
 Şairler ve Şiirler
 İzlenimler
 Ansiklopedi
 Dosyalar
 Dosya Ekle
 Popüler
 İlk 10
 Bağlantılar
 

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1
AB'YE HAYIR

alt1 alt1
alt1
Makaleler
·Meluncanlar ve Biz
·Türk Tarihi ve Türk Adı
·Amerikan Genç Hristiyanlar Cemiyeti (Y.M.C.A.) ve Amerikan Kolejleri
·SEVR YASALARI MECLİS’TEN GEÇİRİLEREK TÜRKİYE YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞINA BAŞLAMAK MECBURİYETİNDE BIRAKILDI!
·ABD, Alenî Bir Düşman Haline Gelmiştir!
·Dedelerimiz Oğuzlar Çıkmış Yola Aral Kıyısından
·Avrupa Birliğine neden hayır.. Jeopolitik Yaklaşım
·Noel Üzerine
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -1-
·Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -2-
·Kıbrıs'ın Türkiyesiz AB üyeliği mümkün mü?
·Avrupa Birliği ve Kıbrıs Konusu
·Internet mi, İnternet mi?
·DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK (Gaspıralı ve Türkistan)
·İSMAİL GASPIRALI'NIN FİKİRLERİ
·Türkler ve İslamiyet
·Alparslan Türkeş'in Din Anlayışı ve İslama Bakışı
·Gök Tanrı
·Şamanizm Meselesi
·Ruhban Okulu neden açılmamalı?
·Ruhban Okulu
·Çanakkale Savaşları
·Türk Kültüründe Nevruz ve Milli Birlik-Beraberlik
· Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ve Yeni Rusya Çeçen Mücadelesi
·Türkçenin Anadil Olarak Dünyadaki Yeri
·Masonların Kirli İşleri
·Gümrük birliği mi; sömürge antlaşması mı?
·17 Ağustos 1999 Depremi ve gizlenen gerçekler

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1
Bozkurt NET :: Başlığı Görüntüle - BU SICAKTA KÖMÜR VERDİLER, SU VEREMİYORLAR...
  Link 1Ana sayfa | Link 2
Arama       


Bozkurt NET
Bozkurtların Yuvası
 

Forumlar Gruplar Gruplar Hesap Aç Oturum Aç  

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3  Sonraki »  

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 2. sayfa (Toplam 3 sayfa)
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar İleti
EgE
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Mar 14, 2003
İletiler: 1129
Şehir: EGE DENİZLİ

İletiTarih: Per Ağu 23, 2007 1:07 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Alıntı:
Sezer yüzünden Yağmurlar Kesildi!...
23 Agustos 2007 11:00
AK Partili Meclis İdare Amiri Hüsrev Kutlu, 'Bence yağmur Ankara'da görev süresi bitip de hâlâ bu görevde oturan bir kişi olduğu için yağmıyor' diyor...

--------------------------------------------------------------------------------

Ankara'nın su sorununun kaynağına ilişkin AK Partili Meclis İdare Amiri Hüsrev Kutlu'dan ilginç bir tespit geldi. Kutlu'ya göre Ankara'ya yağmur yağmamasının sebebi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer. Parlamentoda bir grup gazeteci ile sohbet eden Kutlu, "Bence yağmur Ankara'da görev süresi bitip de hâlâ bu görevde oturan bir kişi olduğu için yağmıyor. Bunun böyle olup olmadığını tabii zaman gösterecek. Görev süresi bittikten sonra bakacağız" dedi.




akp´ye oy veren %47´lik kesim bunun gibi igrenclikleri hep görmezden geliyor. Bizden biri böyle birsey demis olsa...sanirim aylarca tartisilir, elestirilir, yillarca yüzümüze vurulur!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
orhan3307
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Aug 03, 2007
İletiler: 241

İletiTarih: Cum Ağu 24, 2007 8:15 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Alıntı:

Hergün yazıya bugün AKP’yi yazmayacağım diye oturuyorum. Vallahi billahi! Iran ile aramızdaki mutabakatı yazmak istiyorum örneğin. Çok “derin” ilgiyi hak ediyor. Ya da bütün Avrupa birleşirken birliğin merkezi Belçika’nın nasıl bölünmenin eşiğinde olduğunu incelesem diyorum.

Bir önceki günden araştırmalarımı yapıyorum, hazırlanıyorum. Makaleleri Türkçe’ye çeviriyorum, oralardaki muhabir tanıdıklarımı arıyorum filan. Ama ne mümkün…

Bir bakıyorum, Türk siyasetinde yeni bir “bomba”, yeni bir olay, AKP’den kendi kalesine yeni bir “gol” !!!

Bu kez golü atan AKP İdare Amiri Hüsrev Kutlu. “Sayın” kelimesine başbakan sayesinde yüklenen yeni anlamlardan ötürü gönül rahatlığıyla “Sayın” diyebildiğim Kutlu demiş ki: Ankara’daki kuraklığın sebebi Ahmet Necdet Sezer! Yağmur Ankara’ da görev süresi bitip de hala burada oturan bir kişi yüzünden yağmıyor.

Peki Sezer’e açık açık uğursuz diyen “Sayın” Kutlu kim? Daha önce TBMM’de Atatürk’ün mareşal üniformalı resimlerinden rahatsız olduğunu dile getiren kişi.

O zaman gelen tepkiler üzerine partisi tarafından uyarılmıştı. Şimdi amir oldu. Olaya eğer “Sayın” Kutlu’nun gözünden bakacak olursak;

1) Başbakan Ankara’da yaşamıyor mu?
2) AKP’li belediye başkanı Gökçek Ankara’da oturmuyor mu?
3) ”İstifa” protestolarına rağmen koltuğunda hala oturanlar da “uğursuz” olmuyor mu?

Olaya eğer başka bir gözle bakacak olursak;

1) Buna inananlar Gölcük Depremi’nin de askerler yüzünden olduğuna inanmıyor muydu?
2) Buna inananlar ”7.4 yetmedi mi?” diye slogan atmamış mıydı?
3) Sahi başbakan da zamanında “CHP’nin kökü bereketsizdir” gibi bir laf etmemiş miydi?
4) Cehalet böyle değilse nasıl birşeydi?

Şimdi Sezer Devri kapanıyor. Onun için denilmedik kalmadı. Miting meydanlarında yuhalatıldı. Kırmızı ışıklarda durduğundan halktan uzak olmakla, markette sıraya girdiği için elitistlikle suçlandı. Bunca yıl Köşk’te oturdu da, üç çocuğu da, gelinleri de bir kere gazetelere haber olmadı.

Orhan Pamuk’u Nobel için kutlamadı diye onca yazar hakkında yazdı da birine “Ya sev, ya terk et” demedi. Kimseye dava açmadı, kimseden tazminat almadı. Çok sıkıcıydı. Çünkü ne kayıp trilyonları vardı, ne de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Türkiye’yi şikayet eden davaları…

Çok renksizdi. Çünkü görevi süresince kendisine verilen hediyeleri demirbaş olarak kaydettirecek, oğlunun Köşk’te yapılan düğünü gecesi yakılan elektriği hesaplattırıp cebinden ödeyecek kadar da şeffaftı. Eminim Köşk’te de su tasarrufu yaptırdı, ama bakın Ankara’nın susuzluğu nasıl üstüne kaldı! Tek hatası vardı, fazla suskun kaldı.

Keşke Çankaya’dan dışarı daha çok çıksaydı. Biliyorum görevi değil ama liderlerle daha sık görüşseydi. Belki biraraya getirseydi. Daha çok konuşsa, daha az sussaydı. Çünkü cumhurun başına çok ihtiyacı vardı! Neyse kesin, “Sayın” Kutlu yarın buna bir açıklama yapacak. Yine ya yanlış anlaşılmış olacak ya da yazan yanlış yazmış olacak . Cumhurbaşkanı Sezer ayrılıp, Abdullah Gül köşke çıktığında ise yağmur yağacak, seller akacak, Arap kızı camdan bakacak!!!
http://www.gazeteport.com.tr/NEWS/GP_059256

melikeilgun@gmail.com
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cum Ağu 24, 2007 8:28 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Meclis idare amirliğine getirilmiş,kendisini idare etmekten aciz bir yobaz!
Yağmur duasından medet uman(hala daha yapabilecekleri var iken;millete bu tavsiyede bulunan,ama görevini yapmayan)bir Ankara belediye başkanı;ona buna kısmetsiz bereketsiz diyerek;insanları uğurlu ya da uğursuz ilan eden bir başbakan!Kafir dediğiniz adamların ülkesinde yağmurlar şakır şakır yağıyor.Su depoları masmavi göl gibi,40 metre derinlikteki kum çakıl tabakasından suyu süzüp sıfır bakterili su içiriyorlar insanlara(bizim su depolarının içine bir bakın,eğer su içebilecek mideniz kalırsa ben de bir şey bilmiyorum).Bir de bizim düşünce ve kafa yapımıza bakın.Ondan sonra gelin;bu adamlardan,böyle yobazlardan oluşan meclise,başbakana,cumhurbaşkanına saygı duyun!Adamı çıldırtacaklar artık.Kasıtlı yapıyorlar bunları.Bu rezaletleri bilerek işliyorlar.
Eh arkalarında %47 var.Ne isterlerse,kimi dilerlerse onu idare amiri de yaparlar,cumhurbaşkanı da bakan da!Bu kafaların omuzları üzerinde durması bile bir demokrasi lütfudur.Takke taşımaktan başka bir halta yaramayan odun kafalardan ancak böyle laflar beklenir!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
orhan3307
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Aug 03, 2007
İletiler: 241

İletiTarih: Cum Ağu 24, 2007 8:45 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Alıntı:

23/08/2007
İstanbullu denizi içiyormuş

BOĞAÇ YÜZGÜL

İstanbul Su ve Kanalizasyon işleri Genel I Müdürlüğü'nün, İstanbul Büyükşehir Be-I lediye Başkanı Kadir Topbaş'ın, su sorununa karşı çözüm önerisi olarak getirdiği ve son çare olarak gördüğü deniz suyunun beş yılı aşkın süredir gizlice içme suyuna karıştığı ortaya çıktı.

İstanbul genelinde faaliyet gösteren bazı sivil toplum örgütleri, Esenler, Bağcılar, Küçükçekmece ve Gaziosmanpaşa'daki pilot bölgelerden aldıkları su numunelerini tahlil ettirdi. Alınan sonuçlara göre, su numunelerinde klorun geç çözünürlük gösterdiği ve bu durumun ancak tuzluluk oranı yüksek deniz suyunda gerçekleşebileceği hükmüne varıldığı belirtildi.

Uzmanlar, deniz suyunun dünyanın birçok kurak bölgesinde kullanılabildiğini, ancak bu suyun ağır metaller ve mikrobiyolojik canlıların, özel işlem olmadan arıtıla-mayacağını belirterek, iSKİ'nin söz konusu uygulmasının endişe verici olduğunu vurguladılar.

Özellikle tam olarak arıtılamamış deniz suyunda bulunan Civa(Hg) ve Kadmiyum(Kd) elemederinin, canlılar üzerinde, başta lenf kanseri olmak üzere birçok kanser trüne yol açabileceği vurgulandı. Konu ile ilgili olarak aradığımız İSKİ Terkos İşletmeleri Müdürlüğu'nden yetkili, Terkos Gölü'ne, 2002'den bu yana Karadeniz'in suyunun çekildiğini doğrularken, söz konusu işlemin direk olarak kullanım

amaçlı değil, gölün su seviyesinin düşmesini engelleme amaçlı olduğunu iddia etti. Ancak sivil toplum örgütlerine göre, gerek üniversitelere gerekse Hıfzıssıhha Enstitüsü'ne yaptırılan tahlil sonuçları, deniz suyunun musluklardan aktığını gösteriyor.

İSKİ UYARILDI
Konu ile ilgili olarak gazetemize özel açık-lamlarda bulunan İstanbul Çevre Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çaçan, Karadeniz'den Terkos Gölü'ne su aktarılma işleminin başladığı 2002 yılında İSKİ'yi uyardıklarını, ancak İSKİ'nin su çekme işlemini kısa vadeli olarak gördükleri ve amacın göldeki su seviyesinin düşmesini engellemek olduğunu ileri sürdüğünü, yapılan hiçbir uyarının dikkate alınmadığını iddia etti.

KANSER, VEREM VAKALARI ARTTI
Çaçan, söz konusu su çekme işleminin, sağlıksız olduğunu da hatırlatarak, "Su seviyesinin düşmesini engellemek amacıyla Karadeniz'den su alıklarını ancak bu suyu kullanmayacaklarını söylemişlerdi. Buna çocuk bile güler. Çünkü biraz kimya bilen bir kişi, suyun özgül ağırlığının aynı olduğunu, dolayısıyla göle çekilen suyun, normal göl suyu ile anında karışarak, şehir şebekesine yansıyacağı açıktır. Biz yıllardır uyarılarınızı yaptık. Bu tip bir su, kansere ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar. Özellikle son iki-üç yılda, Avrupa Yakası'nın bazı ilçelerinde artan kanser ve verem vakalarının, kullandırılan deniz suyu ile yakın ilgisi olduğundan hiç şüphemiz yoktur" şeklinde konuştu.

SONUÇLAR VAHİM OLUR
Doğa Savaşçıları Derneği Genel Başkanı Zafer Murat Çetintaş ise, çok basit bir helikopter turu ile Terkos Gölü'ne kanallarla su aktarıldığının görüntülenebileceğinin altını çizerek, "Suudi Arabistan ve İsrail'de 1960'lardan buyana, deniz suyu kullanımı çok yaygın. Ancak bu, belli aşamalı arıtma işlemlerinden oluşuyor. Biraz pahalı ama kullanışlı bir sistem. Siz bu sistemi hiç kurmadan, deniz suyunu şebeke suyuna verirseniz sonuç vahim olur. Yani siz deniz suyunu, tuzunu arıtıp, temizledik mantığı ile kullandıracaksınız, sonra da buna hizmet diyeceksiniz. Bu kadar çocukça bir mantık olamaz. Bunun bilimsel bir dayanağı da yoktur. Aksine, insanlar ölümcül hasta olurlar. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlğı'nı ve İSKİ'yi, yıllardır bu uygulamaya son vermeye çağırdık, yine ısrarla çağırıyoruz." dedi.

http://birgun.net/bolum-56-haber-47780.html#haber_basi
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cmt Şub 02, 2008 5:03 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Melen Suyu nun devreye alınmasında Veysel Eroğlu nun yaptığı konuşmadan:
vatan gazetesinden alıntıdır:
Alıntı:
Bakan Eroğlu, yaşanan su sıkıntısına yönelik medyada çıkan eleştirileri ise şöyle yorumladı: “Biz Cenab-ı Allah’a güveniyoruz. İşimiz tabii ki Allah’a kaldı, Rabbimizin yardımını her zaman hissettik, çünkü biz onun yolunda devam ediyoruz.”

Bir hizmetin reklamının yapıldığı bir törende yine bir dinci konuşma.
Sen tarımı bitir,köylüyü perişan et,başta gübre,mazot,sulama parası vs.olmak üzere tarımın ana girdilerine dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir şekilde zamlar yap.İnsanları toprağından kopart,göçe zorla.Türkiye nin beşte birini İstanbula topla,ondan sonra da Allah a yalvarmaya başla ki,ben bunlara nasıl su yetiştireceğim diye!
Kaç sene su işiyle uğraşmışsın ama,bu ülkenin yağışlarını bilmiyor gibi konuşuyorsun.Üç aşağı ,beş yukarı bu yağışlar bellidir.Senin duanla da azalıp artmaz.Belirli yıllarda coşan yağışlar,ortalamayı fazla değiştirmez.
Ancak günü kurtarır.
İşimiz Allah a kaldıysa sana ne gerek var?rte den fırçayı yediniz mi,çabucak yapıyorsunuz yapılması gerekeni.
Bu vatanın yağış potansiyeli,hem de bölgelerine göre asırlardır bellidir.
Yanlız burada değil,tüm dünyada üç aşağı beş yukarı bellidir.
Zırvalamayı bırak da,İstanbul için başka boşa akıp giden su kaynakları varsa,onları değerlendirmeye bak.Melen suyunu getirmeseydin,Allah ın senin arkanda ne kadar olduğunu sana gösterirlerdi.
Sanki senden önce bu ülkenin su işleri ile uğraşanlar Allah değil yallah diyorlardı!Sanki Atatürk barajı yaptın da konuşuyorsun.Kimbilir o suyu kaça getirdin,yakında İstanbullular faturalarında görürler.
Bu tür ucuz gösterilerden,bu tür dincilik hareketlerinden tiksiniyorum.
Gittiğin tarafta;altına geçmişte attığın,ve bundan sonra orman yağmalarında atacağın imzalar ;Allah ın senin yanın da olup olmadığını çok iyi gösterecektir.
SEN ORMAN ALANLARINI İMARA AÇ,MAHVET BİTİR;ONDAN SONRA DA AÇ AVUÇLARINI YAĞMUR BEKLE!
AVUCUNU YALARSIN,VARMI ÜÇ KURUŞA ÖYLE BEŞ KÖFTE?
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cmt Şub 16, 2008 8:10 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

vatan gazetesinden alıntı:
Alıntı:
Güler: Hep beraber dua edelim de kar yağsın

İstanbul valiliği öğrencilerin en çok merak ettiği soruyu yanıtladı

İSTANBUL Valisi Muammer Güler, “Hep beraber dua edelim, İstanbul’a hızlı bir kar yağsın. Daha sonrasını düşünürüz” dedi. Güler, CNR Expo’da düzenlenen “Avrasya Boat Show Fuarı” nın açılışında, “İstanbul’da kar yağışı beklentisine” ilişkin sorular üzerine, meteorolojinin kendilerine hafta sonu için bir yağış bildirdiğini, bunun genel hayatı ne kadar etkileyip etkilemeyeceğinin belli olmadığını söyledi.

Okul tatili gündemde yok

Muammer Güler, kar yağışı beklentisi olduğunu, ancak İstanbul’a bu yıl fazla kar yağmadığını anımsatarak, “Önce İstanbul’a kar yağmasını bekliyorum. Okulların tatil olup olmaması şu anda benim gündemimde değil” dedi.
“Önlem aldınız mı?” sorusu üzerine Güler, vatandaşlara gerekli duyuruların yapıldığını, hem Büyükşehir Belediyesi, hem de valiliğin bu konuda aldığı önlemler bulunduğunu ifade etti. İstanbul büyükşehir Belediyesi de kar alarmına geçti. Kentin ana yollarını açık tutmak için önlemler alındı.


İstanbul valisinden muhteşem açıklama!!!!
Fethullah Gülen in elemanlarının tertiplediğiTürkçe olimpiyatlarına
katılmakta sakınca görmeyen bir Vali den 21. yüzyılda ancak böyle bir açıklama beklenirdi.
Vali dua ediyor,bakan dua ediyor,başbakan dua ediyor.
Adamı çıldırtacaklar ya şu konuşmalara bakın.Dinin bundan güzel siyasete alet edildiğini gösteren bir şey var mı?
İşimiz Tanrıya kaldıysa size ne gerek var?O zaman en güzel yakaran adamı getirip onu idareci yapalım da su sorunu çözülsün!
Bence bu sözü söylemekte sakınca görmeyen sayın vali;yakında yağmur ya da kar duasını da bizzat yönetirse hiç şaşırmam.O günler de yakın!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Per Tem 17, 2008 9:30 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Melih Gökçek odtü yü yıkmaya çalışıyor.
vatan gazetesinden alıntı:
Alıntı:
Gökçek ODTÜ'yü yıktıracak!

Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Çankaya Belediye arasındaki kavga ODTÜ'ye uzandı.


Akepenin nasıl despot,nasıl keyfi idare altında yönetildiğinin tipik bir örneği.
Geçenlerde odtü nün bir açıklaması var buyrun birlikte okuyalım:
Alıntı:
12 Haziran 2008 NTVMSNBC

Belediyenin Kızılırmak suyu için ODTÜ’nün adını kullanarak halkı kandırdığını açıklayan Rektör Akbulut, “O rapor bize ait değil. Bizim analizlerimize göre Kızılırmak’ta tehlikeli oranda arsenik var” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, zararlı olduğunu gösteren raporlara rağmen, geçen hafta, haber vermeden 21 gündür Kızılırmak suyunu şehir şebekesine verdiğini “kimse ishal olmadı” diyerek açıklamasının ardından, olay bugün vahim bir noktaya ulaştı.


Ne diyor odtü;melih ankaraya arsenikli su içiriyor!
Sen böyle der misin?Ala sana arsenik nasıl olurmuş gör.
Şimdi de odtü rektörünün açıklamasını okuyalım.Melih in kafasında ne tilkiler dolaşıyor?
vatAn dan alıntı.

Alıntı:
ODTÜ REKTÖRÜ NE DEDİ?

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut,
ODTÜ'deki "kaçak yapı" iddialarıyla ilgili olarak, "Görüntüye
bakarsanız, Büyükşehir Belediyesi ne yapmaya çalışıyor: Çankaya
Belediyesi ve ODTÜ işi bitirmesin de Büyükşehir'e mahkum kalsın,
Büyükşehir de imar karşılığında ODTÜ'den büyük bir arazi koparsın.

Bizim, öyle verecek bir arazimiz yok" dedi.

Akbulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ODTÜ'nün 1956 yılında
kurulduğunu belirterek, "3 ay öncesine kadar TBMM'nin de imarı yoktu.

ODTÜ büyük bir kampüs olduğu için geçmişte herhangi bir sorun olmadan
kendi iç planlamasını kendisi yaptı" diye konuştu.

Daha sonra çıkan yasalarla planlamanın nasıl yapılacağının ortaya
konulduğunu söyleyen Akbulut, bu çerçevede 1990'lı yıllarda Büyükşehir
Belediyesi ile işbirliği yaparak 1/25000'lik imar planlarının
yaptırıldığını ve bunun onaylandığını söyledi. Bunun arkasından
1/5000'lik imar planlarının da hazırlandığını ve bunun da onaylandığını
ifade eden Akbulut, şöyle konuştu:
"Şimdi de 1/1000'likleri bitiriyoruz. Çankaya Belediyesi ile birkaç
yıldır üzerinde çalışıyoruz. Sonuçlanmak üzere şu anda. Çankaya Belediye
Başkanı ile de görüştük. Gecikmenin nedenlerinden birisi, 2001 yılında
Teknopark Yasası çıktı. Tabii dolayısıyla o bile yeni bir farklılaşma
yarattı. Neticede 45 bin dönüm araziden bahsediyoruz. 45 bin dönümlük
arazi 45 kilometre karelik imar planı demek, bu öyle kolay değil. Daha
dün olmuş gibi Büyükşehir Belediyesinin zamanlamasını manidar buluyorum.

ODTÜ hiçbir şey yapmamış olur da dersiniz... Öyle birşey yok. ODTÜ 10
yıldan fazladır zaten imar planlarının üzerinde çalışıyor ve işlemleri
de ağır ağır hepsini yerine getiriyor. Çankaya Belediyesi ile
çalışmalarımız devam ediyor."
"Bundan sonraki süreçte ne olacağının" sorulması üzerine Akbulut,
şöyle konuştu:
"Türkiye bir hukuk devleti. Mahkemeye gideceğiz, belgelerle
göstereceğiz. Biz yıllardır Büyükşehir Belediyesinin onaylarını almışız,
Çankaya Belediyesi ile işlem yürüyor ve bitirme aşamasındayken bu iş...

Görüntüye bakarsanız, Büyükşehir Belediyesi ne yapmaya çalışıyor:
Çankaya Belediyesi ve ODTÜ işi bitirmesin de Büyükşehir'e mahkum kalsın,
Büyükşehir de imar karşılığında ODTÜ'den büyük bir arazi koparsın.

Bizim, öyle verecek bir arazimiz yok çünkü ODTÜ'nün arazisi büyük oranda
orman olarak tescilli ve aynı zamanda birinci derece doğal SİT alanı."
-"ENTERESAN BİR ZAMANLAMA"-
Para cezasının ödenip ödenmeyeceği sorusuna Akbulut, "Ne münasebet,
mahkemeye gideceğiz. Hukuksal olarak biz haklılığımıza inanıyoruz"
yanıtını verdi. Konuyla ilgili bütün işlemlerin evrakının Çankaya
Belediyesi'nde olduğunu söyleyen Akbulut, çalışmalarının devam ettiğini
yineledi.

Akbulut, "Çok enteresan bir zamanlama. Melih Gökçek kaç yıllık belediye
başkanı, ona bakalım. Birdenbire bugün mü aklınıza geldi? Bu operasyonu
2 ay önce başlattı. 2 ay öncesine kadar Büyükşehir Belediye Başkanı
bilmiyor muydu ODTÜ'nün imar durumunu?" diye konuştu.


GÖRDÜNÜZ MÜ?Melih kimbilir kimlere peşkeş çekmek üzere odtü den arazi koparama peşinde.Bunun ilk adınmı olarak odtü deki gölü sözde halka açın falan diye istekte bulunulmuş ve reddedilmişti.
Özel kanun çıkardılar sırf bu iş için ve asıl muhatap Çankaya belediyesini devre dışı bıraktılar.Şimdi de hasmane hareketle şantaj yapıyorlar.
"YA SESİNİ KESER SUYU KÖTÜLEMEKTEN VAZGEÇERSİN,VE DE BİZE ARAZİ VERECEKSİN,YA DA BİZ SANA GÖSTERİRİZ!"
Kim bu adam ?Ankara belediye başkanı!yARIM ASIRDIR ÖĞRENİM VEREN BİR KURULUŞUN İMAR PLANINA UYGUNLUĞU YENİ AKLINA GELMİŞ.
SANKİ MELİH BİLMİYOR İMAR PLANINA AYKIRI TEK İNŞAAT ODTÜ DEĞİL!
NE CAMİİLER VAR,NE DEVLET DAİRELERİ VAR.DEVLET DAİRELERİNİN BİR ÇOĞUNUN İSKANI BİLE YOK.
Yapılan şu,kzılırmak suyuna odtü nün yaptığı uyarıdan sonra belediye odtü de açık aramaya başlıyor ve bu olayı gündeme getiriyor.
Açık aranırsa başta Melih in ne açıkları bulunur.
Adamlar Çankaya belediyesi ile süreci başlatmışlar,sen neden maydanoz oluyorsun?
İşte bu siyasi baskı ve şantajdır.Odtünün kişiliği,eğilimi,hocalarının siyasi düşünceleri bizi hiç ilgilendirmez.Burası bir özerk üniversitedir.
Melihin hasmane tavrı ve çocukça saldırı ve kabadayılığı ortadadır.
Yani akepeli olmazsan bu ülkede 86.sınıf vatandaşsın ve sana gününü gösterirler.
Ondan sonra da bu despot zihniyeti def etmek gerekir dersen darbeci oluyorsun!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Per Tem 17, 2008 10:38 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

vatandan alıntı:
Alıntı:
Ankara'da kılıçlar çekildi!



ANKA
--------------------------------------------------------------------------------


Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz, ODTÜ’nün kaçak yapılar içinde olduğunu ve kaçak yapılarla ilgili düzenleme yapılmazsa, binaların yıkılacağını söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek’e sert tepki gösterdi. Eryılmaz, ODTÜ ile imar problemlerinin çözüldüğünü ve imar izni verilmesine günler kaldığını belirterek, “Gökçek, kibrini ruhuna doldurup, oradan gözlerine aktarırken, bu kibrin gölgesinde ODTÜ’yü yıkma budalalığına kalkışıyor” dedi.



Çankaya Belediye Başkanı Eryılmaz yaptığı açıklamada, ODTÜ'deki "uygulama imar planı, yapı ruhsatı ve iskan belgesi bulunmayan" binalarla ilgili, "Eğer kaçak yapılarla ilgili aykırılıklar düzeltilmezse bu yapılar yıkılacak. Yasa bunu emrediyor" diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i, belediyeyi kişisel ihtiraslarının paravanı olarak kullanmakla suçladı. Ankara’da pek çok kamu kurumunun kaçak olduğuna dikkat çeken Eryılmaz, “Biz Çankaya Belediyesi olarak her şeyi hukuk içinde halletme arzusuna dayanarak, yasal bir başkent yaratmak için kurumlarla işbirliğine dayalı, onların imar durumlarına yönelik eksikliklerini işbirliği temelinde çözmek için uğraşıyoruz” dedi.

Bu çerçevede sadece ODTÜ ile değil, diğer üniversiteler ve kamu kuruluşlarıyla da yapıcı görüşmelerini ve yazışmalarını sürdürdüklerini vurgulayan Eryılmaz, şunları kaydetti:
“Bunun sonucunda pek çok devlet kurumunun ve üniversitenin sorunlarını etap etap çözüyoruz. Hal böyleyken durduk yere pişmiş aşa su katma uzmanı Gökçek’in hırsla ve hışımla, binbir afra tafrayla ODTÜ’ye yüklenmek istemesinin altında bir çapanoğlu yatmıyor mu? Bu durumda bir bit yeniği aranmaz mı aranır? Elbette aranır! Çünkü ODTÜ ile de imar problemleri çözülmüş, imar izni verilmesine de günler kalmıştı.”
Eryılmaz, ODTÜ’nün Kızılırmak suyuna ilişkin raporu nedeniyle Gökçek’in hedef tahtası haline geldiğini ifade ederek, “ODTÜ’lüler tutup Gökçek’in Ankaralılara içirmeye çalıştığı suda normalin iki katı arsenik tespit etmişler. Vay sen misin böyle yapan diyerek, Gökçek vurun abalıya misali ODTÜ’ye yükleniyor şimdi. Gökçek, kibrini ruhuna doldurup, oradan gözlerine aktarırken, bu kibrin gölgesinde ODTÜ’yü yıkma budalalığına kalkışıyor. Gökçek, Çankaya Belediyesi’nin ODTÜ’yle, diğer kuruluşlarla ve Büyükşehir Belediyesi’yle yaptığı onca yazışmayı bilmiyor mu? Elbette biliyor. Ama onun derdi bu değil. Sadece kendisinden olmayan herkesi tehdit etmeyi kenti yönetmek sanıyor” dedi.

Bizim çok kamu kurumunun yapılarının ruhsatsız olduğunu,en azından Ankara bazında Ankara nın bir ilçe belediye başkanı doğrulamış oluyor.
Yani ruhsatsız ya da aykırı inşaat bir tek odtünün meselesi değil.Bu durumda binlerce kamu binası var.Zaten bizim de işaret ettiğimiz,neden odtü nün üzerine gidildiği.Melih,sen Ankaralıya arsenikli suyu kullandırmaya devam et!Kimse ishal olmadı diye de kalk tam tüccar ağzı yap!Milyonlarca insanın sağlığını tehdite devam et.Seni öbür tarafta rte ile bağlı göründüğün şeyh efendi kurtarırlar nasılsa!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cum Tem 25, 2008 12:48 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

vatan dan alıntı:
Alıntı:
“BEN DAĞITIYORSAM VALİ DE DAĞITACAK”

Sürekli olarak valilere ‘vatandaşın kapısını çalın, gerekirse kömür kamyonun şoför mahalline oturun, siz gidin dağıtın’ tavsiyesinde bulunduğunu söyleyen Erdoğan, “Beni eleştirdiler. ‘Türkiye Cumhuriyetinin valisi kömür dağıtır mı?’ dediler. Ben dağıtıyorum, tabi ki benim valim de dağıtacak. Bunu yaptığımız zaman büyüyeceğiz” dedi.

Rezalete bakın;artık bu kadarı da olmaz!rte açık açık verdiği rüşveti söylediği yetmiyormuş gibi bir de zeytinyağı gibi üste çıkıyor.
Yeni bir şey daha öğrendik.Devletin valisi(bunların devletin değil rte nin valileri olduğunu da apaçık kabul ediyor)ayni zamanda kömür dağıtım memuruymuş da haberimiz yokmuş.
Ankara da barajlarda su seviyesi sıfır!Egede ve marmarada sıfıra yaklaştı.
rte yaklaşan seçimleri yine kömür dağıtarak almayı planlıyor.
Anlaşılan hazırlıklarına da başlamış.Başbakan gene rüşvet dağıtmaya hazırlanıyor.Bu şekilde partisi daha da büyüyecek ve bir gün bakmışsınız ki,ülkenin tamamı akepeli olmuş!Daha çok beklersin!Bir kaç hafta sonra görürüz rüşvet nasıl dağıtılır!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
orhan3307
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Aug 03, 2007
İletiler: 241

İletiTarih: Cum Tem 25, 2008 1:58 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Alıntı:

En fazla sosyal yardım Diyarbakır’a
24.07.2008 08:53
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü’nün raporuna göre, yardım ve proje desteği alan bölgeler içinde Güneydoğu Anadolu yüzde 39.8 payla ilk sırada yer aldı. Yardım alan illerin başında ise yüzde 24.4’le Diyarbakır geldi.
--------------------------------------------------------------------------------
ANKARA(ANKA)- Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü’nün (SYDGM) Sosyal Yardım ve Proje Destek Faaliyetlerinin Etki Analizi Araştırması Raporu’na göre, yardım ve proje desteği alan bölgeler içinde Güneydoğu Anadolu yüzde 39.8 payla ilk sırada yer aldı. Yardım alan illerin başında ise yüzde 24.4’le Diyarbakır başı çekti.
Rapora göre, en fazla yardım alan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni yüzde 13.9 ile Doğu Marmara, yüzde 9.26 ile Batı Karadeniz, yüzde 7 ile Akdeniz izledi. En az yardım ise yüzde 1.3 ile Batı Marmara’ya yapıldı. Yardım alanların illere göre yardımda yüzde 24.4 ile Diyarbakır başı çekti. Diyarbakır’ı yüzde 15.35 ile Mardin, yüzde 8 ile Bursa, yüzde 6.8 ile Samsun izledi. Raporda, yoksullukla mücadelede Güney Doğu Anadolu Bölgesi’ne özel önem verilmesi gerektiği vurgulanırken, yardım alanlar içinde en büyük orana sahip illerin arasında Samsun’un da yer almasına dikkat çekildi. Araştırmaya göre, görüşülenlerin yüzde 73.6’sı aile yardımı, yüzde 18.83’ü aile yardımı, yüzde 4.62’si ise sağlık yardımı ve özürlü yardımı alıyor.

-YARDIMLARIN YÜZDE 35.8’İ YAKACAK OLARAK VERİLİYOR-

Yardımların yüzde 35.8’inin yakacak, yüzde 21.46’sının gıda, yüzde 17.75 şartlı nakit transferi eğitim yardımı, yüzde 15.77’sinin sosyal destek nakdi yardım şeklinde verildiği ortaya çıktı. Gıda yardımı alanların yüzde 64.24’ü yardımın yaşamlarını rahatlattığını düşünürken, yüzde 18’i yaşamların kolaylaşmadığını belirtti. Bir kere verilen gıda yardımlarını yüzde 45.46’sı yetersiz bulurken, yüzde 37.24’ü yeterli buldu.
Yardım alan kişilerin yüzde 39.1’i az gelişmiş ilçe merkezinde, yüzde 28.7’i az gelişmiş il merkezinde, yüzde 14.8’i de gelişmiş ilçe merkezlerinde yaşadığı ortaya çıktı. Yardım alan ailelerin yüzde 63’ünda en az bir kişi çalışırken, ailede çalışan olmayan aile oranı ise yüzde 25.2 seviyesinde olduğu belirlendi. Yardım alanların yüzde 30’u 251-500 YTL arasında, yüzde 25.02 150 YTL’den az, yüzde 24.17’si ise 150-250 YTL aylık geliri bulunuyor.

-OKUR-YAZAR OLMAYANLARIN DAHA FAZLA YARDIM ALIYOR-

Yardımı alanların yüzde 70.4’ü kadın, yüzde 29.6’sının da erkek olduğu görüldü. Eğitim durumlarına bakıldığında da yüzde 47.69’unun okur-yazar olmadığı dikkat çekerken, yüzde 33.33’ünün de ilkokul mezunu olduğu belirlendi. Raporda, eğitim düzeyinin azaldıkça yoksulluk düzeyinin de artığı belirtilirken, yardım alanların meslek edindirme kurslarına yönlendirilmelerinin ve daha sonra proje destek programları içinde desteklenerek işyeri sahibi edindirilmelerinin yoksulluğu engellemede etkin bir araç olabileceği kaydedildi. (ANKA)

alıntı: http://www.haberx.com/Ekonomi-Haberleri/Temmuz-2008/Enfazla-sosyal-yardim-Diyarbakira.aspx


Yukarıdaki haberde de görüldüğü üzere en çok yardım kimlere yapılmış net belli.
Tabii şu yanlışa düşmeyin.Güneydoğuda yaşayan malum halk devletten en çok yardımı alıyor.Ancak diğer bölgelerde yardım alanların çoğuda güneydoğudan göç eden kimseler.
Hem bu devletin ekmeğini yiyip hem ihanet içinde olan bir halk.
Kendini yıkmaya, bölmeye çalışan bir güruha devletin yaptığı bu yardımlar...
Yaptığı yardımlarla övünen bir hükümet.
Niçin bu duruma düştüğünü düşünmeyen bir millet.
İlginç bir memleket...
TANRI "GERÇEKÇEKTEN" TÜRK 'Ü KORUMALI
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Pzr Tem 27, 2008 6:46 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Orhan3307 demiş ki;
Alıntı:
Tabii şu yanlışa düşmeyin.Güneydoğuda yaşayan malum halk devletten en çok yardımı alıyor.Ancak diğer bölgelerde yardım alanların çoğuda güneydoğudan göç eden kimseler.
Hem bu devletin ekmeğini yiyip hem ihanet içinde olan bir halk.
Kendini yıkmaya, bölmeye çalışan bir güruha devletin yaptığı bu yardımlar...
Yaptığı yardımlarla övünen bir hükümet.
Niçin bu duruma düştüğünü düşünmeyen bir millet.
İlginç bir memleket...
TANRI "GERÇEKÇEKTEN" TÜRK 'Ü KORUMALI

Zaten ziraat bankaları önünde toplanmış bu kişilerin göç nüfusu oldukları,hal ve hareketlerinden ,konuştukları o ilkel dilden ve davranışlarından besbelli.Bu yapılan da yardım değil,rüşvettir.
Bu millete yapılacak gerçek yardım;insanların gelir durumlarının düzeltilmesi,iş sahalarının açılması,gelir dağılımının uçurumlarının kaldırılması,bölgesel göç harekeketlerinin önlenerek;insanların yerlerinde iş ve aş sahibi yapılmasıdır.İnsanları;ekonomik bunalımlara yol açarak,ağır enflasyon ve zamlarla ,ağır vergilerle ezip bir lokma ekmeğe muhtaç ettikten sonra;kafalarına çalınsın onların yardım diye yaptıkları!
Bir ülkede bu kadar muhtaç insan var,hala daha utanmadan ülkenin iyi idare edildiğinden bahsediyorlar.
Şimdi gelelim akepenin halledemediklerine.
Akepe ne enerji,ne işsizlik,ne sosyal meseleler ne de ülkenin herhangi bir kanayan yarasını çözebilmiştir.Hiçbir iktidarın yapmadığı kadar özelleştirme yapmış,ama hala daha borçları 3 katına çıkartmıştır.
Büyük şehirlerin içme suyu sorununu çözememiştir.İçme suyu demek de doğtu değildir.Çünkü bugün hiçbir şehrin suyu içilebilecek nitelikte değildir.
Yapılan tahliller açıklanmamakta,saklanmaktadır.Hala daha su kaynaklarını kirletilmesine göz yumulmakta,siyanürle altın çıkarmaya onay verilerek tarım atazileri de kirletilmektedir.
Şu anda Karadenizi dolaşıyorum.Amasra da ternik santral yapmaya kalkışıyorlar.Bir doğa harikas ilçeyi de tarihe gömüp Dalaman a benzetecekler.Karadenizlinin çernobil felaketinden çektiği yetmedi mi?
Karadeniz de beyin tümörü hadiselerinde patlama var.Hiçbir işe yaramayan o onkolojik kemoterapi ilaçları bu devlete acaba kaça mal oluyor?Neden demiryolları ile bu kömürler taşınıp;verimsiz arazilerde,insan barındırmayan çorak topraklarda bu santrallar kurulmaz?
Neden Amasra,Gökova,gibi doğa harikası yerler mahvedilir?
Neden yağış fakiri bir ülkede su kaynakları korunmaz,geliştirilmez,neden hala daha bir su işleri bakanlığı kurulmaz?Üstüne üstlük kirletilir.
Neden hala daha "uzun ip belimizde ,baltalar elimizde,biz gideriz ormana hop ormana "diye şarkılar yazan mantık eğitilip düzelitilmez?
Neden baraj inşaatları durdurulur ödeneksizlikten?
Türk milleti,doğaya,doğadaki canlılara yaptığı saygısızlığın bedelini,bugün çölleşerek ödüyor.
Bunların hepsi şüphesiz akepenin günahı değildir.Yılların ihmalidir.Ama akepe bunu düzeltecek ne yapmıştır diğerlerinden farklı?
Ülkede su yok,enerji yok;enerji üretimi dış kaynaklı doğal gaza bağlanmış.Küresel ısınma tam bir tehdit;herifler anayasa değiştirmeye çalışıyor,ülkeyi kaosa götürüyor.Şehirler taş yığını yapılmaya devam ediyor.Köy yanıyor,zilli taranıyor!
Böylesine proje üretmekten aciz,geleceğine yatırım yapamayan,madenlerini işletemeyen,doğal kaynaklarını bölgesel zeginliklerini kullanamayan bir ülkenin çağ atladığını iddia etmek;tam bir dangalaklıkdır.
Büyük millet olmak için önce enerji olması gerekir.Devir enerji dönemidir.
Enerjisi bu kadar dışarıya bağımlı bir devlet büyük falan olamaz.
Sen orman arazilerini yağmala,oraları rant yemek için iskana aç,ondan sonra şehirlere ağaç dikmeye kalkış.Hem de italua dan satın aldıklarını.
Nasıl olsa hesap sorsalar ağacın hesabı kolay.Tutmadı,keçi yedi,çocuklar kırdı;keçiler yedi.Birmilyon fidan dikersin alırsın 10.000 milyon ağaçlık fatura.Parayı da kırışırsın değil mi sayın yiyici belediye başkanları?
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cum Ağu 01, 2008 4:14 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bunların işi gücü günü kurtarmak ve halkın hoşuna gidecek çok masraf gerektirmeyen şeylerle oylarını sağlamlaştırıp,kafalarındaki o bitip tükenmek bilmeyen melanetleri hayata geçirmektir.
Bunların ne projeleri ne de bilmemneleri vardır.
İstanbul belediyesinde ilk iktidara geldiklerinde;büyük proje şirketlerini toplantıya çağırarak;kıdsa vadede yapılması gereken işlere ait raporları;ihaleleri size vereceğiz diyerek istemişlerdir.
Nasıl at pazarlığı gibi ihale pazarlığı yaptıkları o zaman rt nin basına şişinerek yaptığı konuşmalarından bilinmektedir.Rte ihaledeki belediye başkanı komisyonunun işin ihale bedelinden düşüldüğünü iddia ederek;sözde geçmiş başkanların yolsuzluklarını,sözde kendi dürüstlüğünü anlatmıştır.Bunlar o günün basınında yazılıdır!Bunlardan aldıkları bilgilerle İstanbula geçici bir takım projeler uygulamak suretiyle,İstanbulun su sorununu çözdüklerini iddia etmişlerdir.Nasıl çözdükleri 2007 de ortaya çıkmıştır.
Yoksa elifi görse mertek sanan bu adamların İstanbulun su ve diğer sorunlarına ait hiçbir düşünce ve projeleri falan yoktur.Ben 33 yıllık mühendisim.Ve dal olarak da bir su mühendisiyim.Bize 38 yıl önce su getirme dersinde;bir şehrin nüfusunun gelecek 50 yıldaki miktarına göre ihtiyacın hesaplanması ve ona göre projelendirme öğretilmişti.Bu o zamanlardı.
rte nin ya da onun herhangi bir belediye belediye başkanının su sorununu çözdüm dediği zaman;o şehrin 50 yıl su sıkıntısı çekmeyeceğini anlarım ve bilirim ben!Hani nerede?rte nin yaşı 55 olduğuna göre 5 yaşından beri rte istanbulda iktidar da biz mi bilmiyoruz?
Şimdi melih e emrediyor."Ankaranın sorununu çöz".Fukara melih ne bilsin su sorunu nasıl çözülür?Kendisi niye İstanbulun sorununu çözemedi.Bırak çözmeyi,çözmeye bile başlayamadı!
Yaptıkları günü kurtarmaktır."BEN GÖNLÜMÜ EĞLERİM,GERİSİ ALLAH KERİM,BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM,HELE SABAH OLA HAYROLA!"
Çok güvendiği,İstanbulun su sorununu ve sıkı bir yağışta sellere teslim olmasını bile çözememiş veysel eroğlunu dsi ye getirdi,o kurumu da proje üretemez hale getirip rezil etti.Süleyman Demirelin getirip de yetiştirdiği;Türkiyenin gap da dahil büyük projelerine imza atmış o kadroyu tasfiye ettiler.Buna Özal ile başlandı!rte devam ettirdi.Kimsenin takunyalı olmasına sözüm yok ama,susuzluğu duaya çıkalım da barajlar dolsun diyerek çözmeye kalkışan genel müdür ,mühendislere ne gerek var o zaman.Bilmemne camiinin imamını dsi ye getirir özellikle konya dan seçersen;su sorunu falan kalmaz!
Oysa bu dangalaklar dini bilmedikleri için bilmezler ki;belaları veren tanrı;peygamberleri vasıtasıyla,inanan insanların mağdur olmaması için;böyle felaket anlarında ne yapacaklarını peygamberlerine vahyetmiştir!Mısırda 7 yıl sürecek kuraklık da ne yapılması gerektiği,
LUT kavminin BELAYA UĞRAYACAK ŞEHRİ TERKEDERKEN ARKALARINA BAKMAMAYI EMREDİLMESİ GİBİ alınacak tedbirleri açıklayan ;KUTSAL KİTAPLARDA ANLATILAN BİR SÜRÜ AYET VARDIR!
Biz bu dangalaklara bedava bir şey yok diye her zaman söylüyoruz.
Bu dangalakların her türlü işi Allaha havale etmesi,inançlarından değil;bilgisizlik,ahmaklık,tembellik ve çakallık dan başka bir şey değildir!
Düşünmezler ki;onlar çalışmayacak ve gereklerini yapmayacaklarsa;bu dangalaklarla Tanrının ne işi olur?
Ama iyi niyetli,belediye başkanları var sorunları çözen.İşte Isparta!
Bundan hem de 20 yıl önce bir belediye başkanı;eğirdir gölünden pompa istasyonları kurarak ve 30 km bir iletim hattı ile bu sorunu çözmüştür.
Neden çözmüştür?Çünkü sadece bir besleme kaynağı olana Anamas Çayı;bu göle yılda 60 milyon metreküp su bırakıyor.Ispartanın kullanacağı eski su kaynakları dahil 10 milyon metrekübü aşmaz da ondan.Bu Anamas çayı 5 km bir tünel ile belirli bir yere getirilmiş,sonra açık kanallarla devam ettirilmiş,125 metre düşüden faydalanarak,altına elektrik santralı kurulmuş ve eğirdir gölü takviye edilmiştir.Evet çifte kaymaklı ekmek kadayıfı işte bu.Boşa giden hiçbir şey yok!Ben proje diye işte buna derim!Yanlız Su sorunu değil Isparta ovalarının da sulaması bu şekilde sağlanmıştır.Bu su yıllarca boş yere akdenize akıp gidiyordu.İşte proje budur!Görüş budur!Meseleyi çözmek budur!
Size sadece bu gölü 1 tane besleme projesinden bahsettim.Ama sen bunu yapmaz da pompaları kullanıp ya Allah diye asılmaya başlarsan,bu kafa ile 10 yılda eğirdir gölünü de kurutursun.Ayni Beyşehir gölünün bitirildiği gibi.Kaynak bulacaksın,kaynakları besleyip geliştireceksin,bir damla suyu boşa akıtmayacaksın.Bu yanlız su sorunu da değildir.Ağaçlandırması,erezyonunun önlenmesi ile;çölleşmekten sakındırma projesidir.Saf adamlar,sizin bu çekişinize melen Çayı da dayanmaz bilmem ne çayı da!Kaynak bulacaksın kaynak!Hani siz muhalefetle dalga geçiyorsunuz özalın yaptığı gibi nerden kaynak bulup da yapacaksın diye ya.İşte su da böyledir.Oturun da ortalığa fıngırdak zıngıldak yapmaya kalkışacağınıza;Karadeniz in,Doğu Anadolunun boşa; denizlere ve ülke dışına akan sularını ;Anadolunun çorak arazisine getirmenin yollarını arayın!Bu konuda artık Tünel derdi aşılmış;Türkiye her türlü tüneli ve inşaat yapısını yapabilecek bir hale gelmiştir.Biz sizden bu kadar iddialı projeler de istemiyoruz.ÇÜNKÜ NE EKİBİNİZ NE ÇAPINIZ VARDIR SİZİN!Hazır PROJESİ tamam gapı tamamlamayı bile beceremediniz.Ama kalkıp da bu ülkede sorun çözüyoruz deyip durmayın,insanı da çıldırtmayın!BU ÜLKENİN SORUNU SİZSİNİZ SİZ!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
hilalugruna1
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Apr 18, 2008
İletiler: 178
Şehir: ERGENEKON

İletiTarih: Cmt Ağu 02, 2008 8:32 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Quote:
Tabii şu yanlışa düşmeyin.Güneydoğuda yaşayan malum halk devletten en çok yardımı alıyor.Ancak diğer bölgelerde yardım alanların çoğuda güneydoğudan göç eden kimseler.
Hem bu devletin ekmeğini yiyip hem ihanet içinde olan bir halk.
Kendini yıkmaya, bölmeye çalışan bir güruha devletin yaptığı bu yardımlar...
Yaptığı yardımlarla övünen bir hükümet.
Niçin bu duruma düştüğünü düşünmeyen bir millet.
İlginç bir memleket...
TANRI "GERÇEKÇEKTEN" TÜRK 'Ü KORUMALI




akepe,nin oylari nerden iste bu yardimlarla oralardan oy almistir ,soyadi Türk ama ne oldugu belli olmayan zat pkk ya karsi yürütülen operasyonlarda meclis kürsilerinden akepe secimden önce bize verdigi sözlerde durmamistir diye tehdit vari sözlerini bosuna sarf etmedi,secim döneminde kapali kapilar ardinda konusulanlar akepe,nin icraatlarina gayet acik yansimistir,gectigimiz secim döneminde babam anlatmisti doguda köylülere sormus oylarinizi kime vericeksiniz? cevap ,valla akepe bize un veriyor ,bugday veriyor,mahsül icin tarlaya tohum veriyor ,akepeye verecegiz oyumuzu ,iste akepe,nin rüsvet ve hile ile yardim adi altinda aldigi oylar ,rabbim milletimizin basiret gözelerini acsin insllah ne diyelim ,bugün vatani satarsin,zam yaparsin ,ertesi günde sehitlerimizin cenazelerinde tabutlara omuz veririsin millete herseyi <cabuk unutan bir milletiz ya< unutturursun bilinen tayyip taktigi,bizi sehitlerimizin cenazesinde acimasizca sehitler üzerinden siyaset yapiyorlar diye kallesce bir sözle elestirenleri ,bizlerde sehit cenazesine omuz veren bir basbakani asla samimi görmüyoruz !!.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Çar Oca 21, 2009 11:04 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bu başlık altında kaleme aldığımız bir yazıda demişiz ki;
Alıntı:
Neden yağış fakiri bir ülkede su kaynakları korunmaz,geliştirilmez,neden hala daha bir su işleri bakanlığı kurulmaz?Üstüne üstlük kirletilir.
Neden hala daha "uzun ip belimizde ,baltalar elimizde,biz gideriz ormana hop ormana "diye şarkılar yazan mantık eğitilip düzelitilmez?
Neden baraj inşaatları durdurulur ödeneksizlikten?
Türk milleti,doğaya,doğadaki canlılara yaptığı saygısızlığın bedelini,bugün çölleşerek ödüyor.
Bunların hepsi şüphesiz akepenin günahı değildir.Yılların ihmalidir.Ama akepe bunu düzeltecek ne yapmıştır diğerlerinden farklı?
Ülkede su yok,enerji yok;enerji üretimi dış kaynaklı doğal gaza bağlanmış.Küresel ısınma tam bir tehdit;herifler anayasa değiştirmeye çalışıyor,ülkeyi kaosa götürüyor.Şehirler taş yığını yapılmaya devam ediyor.Köy yanıyor,zilli taranıyor!

Bu forumlara girdiğim ilk günlerden beri bu konuya defalarca dikkat çekerek;Türkiye de su işlerinin dsi ile yürümediğini ve bir su işleri bakanlığı kurulmasının gerekli olduğunu defalarca yazdım.Eski iletilerimde bunlar sürekli vardır.
Bir su mühendisi olarak;Ülkenin yağış fakiri bir ülke olduğunu da defalarca söyledim,gerek meslek camiasında gerekse bu konudaki sohbetlerimde sürekli bu bakanlığın çok acil kurulması gerektiğini vurguladım.
BU GÜN OKUDUĞUM BİR HABERDE;(HABERİ SONRA ARADIM KAYNAK VERMEK İÇİN,KALDIRMIŞLAR BULAMADIM)KURULACAK İKİ BAKANLIK DAN BİRİSİNİN SU İŞLERİ BAKANLIĞI OLACAĞI YAZILI İDİ.
7 Yıldır iktidar olan bir hükümetin bunu nihayet görebilmesi;şunu açıklıyor.Bu adamlar her şeyi okuyorlar,milletin nabzını tutuyorlar ve tam krtik zamanlarda bir yenilik olarak ortaya çıkarıyorlar.
O başarısız ;geçmişin İstanbul su müdürü,dsi genel müdürü şimdiki çevre bakanı Veysel Eroğlu;dsi yi darmadağın edip ;yılların birikimi deneyimli kadroları darmadağın etmişti.Şimdi bu adama yeni bir bakanlık yolu görünüyor.Çünkü orman yasasını hayata geçirmiş Veysel eroğlu;bu kez başka işler de kullanılacaktır.
Bakanlığın kurulması tabii ki çok önemli.Ama ben bunun altında bir hinoğlu hinliğin yattığını düşünüyorum.
Çünkü ülkedeki baraj ve sulama inşaatlarını daha geldiği gün durdurarak;çifte otoyollar gibi;anlamsız,lüzumsuz,gösteriş budalalığına yatırım yapan ,tarımı bitiren bu kafa nın su ile işi olmaz!Keşke olsaydı!
O zaman kendilerini desteklerdim bu konuda.
Önsezilerim beni yanıltmıyorsa;bu bakanlık Türkiye nin su sorunlarını çözmeyecek;İsrail için su kaynakları yaratacak,geliştirecek ve belki de işletim hakkını onlara verecektir.
Fazla mı iddialı buldunuz?
Kanıtı var.Türkiyeyi gelecekte sahiplenmeyi düşünen israil;Isparta daki sav çayının döküldüğü karacaören barajını kurtarmak için;Isparta belediyesine hibe ile bir sıvı atık arıtma tesisi yapımı işini alman kwf bankası aracılığı ile tezgahladı.Şimdi sav Çayı ;karacaören barajı ile ne işi olur israil in?Çok işi var!.Çünkü bu baraj gelecekte Antalya nın doğal içme suyu barajı olacaktır da ondan.Onun için kirlenmemelidir.Bu sular İsrail Türkiyeyi işgal edebilirse kendilerince kullanılacak,etmeyi beceremezse(elbette beceremiyecek ama adamlar hayallerini hiç ertelemiyorlar ve büyük düşünüyorlar)bu suları israile taşıyacaklar.Sanıyorum manavgat suyu ile ilgili böyle bir proje de vardı.Epeyidir takip edemedim ne aşamada.
İşte bu yeni bakanlık;vatan topraklarından sonra;suları da satmaya başlayacaktır.Hem de kaynakları ile birlikte.Bütün işletme hakları israile devredilecek;Atatürk barajından Irak a salınan sular arttırılacak,Türkiye artık suyu bir koz olarak kullanamıyacaktır.
Eğer bu işe bunun için kalkışmıyorlarsa bileklerimi keserim.Bu bakanlık ,ülke su kaynaklarını geliştirmeyi değil,onları peşkeş çekmenin siyasi örgütlenmesini yapacaktır.Belli ki dsi ile bu iş ve anlaşmalar yapılamaz.Ormanları halleden eroğlu,başarısız kişi;bu kez su işleri bakanı olarak ortaya çıkacaktır.
Bunların elinde her şey mahvoluyor!En yararlı kurumlar bile batıyor!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 2. sayfa (Toplam 3 sayfa)

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3  Sonraki »  


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizisilemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB

alt1
1998-2007 Bozkurt NET
alt1
1998-2010 BOZKURT NET
--------------------------------------
Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
alt1