Bozkurt NET{ Bozkurt NET
  Tıklayın kayıtlı kullanıcı olun
Ana sayfa ::Hasabınız :: Forumlar :: Makaleler :: İndir :: İletişim :: KURALLAR
alt1 alt1 alt1
alt1 alt1
alt1
Atatürk
Başbug
Atsız´ın Mektupları
Bozkurt
Tarihte Türkler
Osmanlı Sultanları
3 Mayis
Türk İslam Ülküsü
Ülkücü Hareket
İslam
Türk Büyükleri
12 Eylül
Dokuz Işık
Kızıl Elma
Doğu Türkistan
Türk Dünyası
Şiirler ve Marşlar
Ülkücü Şehitler
Ülkücüye Mektuplar
Sorular ve Cevaplar
Komünizm
Videolar
Müzikler
Postakartı

alt1 alt1
alt1
 Haber :
 Haber Ekle
 Haber Arşivi
 Arama
 Konular
 Baskıya hazırla
 Üyeler :
 Hesabınız
 Günlük
 Üye Listesi
 Özel İletiler
 ICQ Servisi
 Servisler :
 Kur'an-ı Kerim Meali
 Resim Galerisi
 E-Kart
 Dosyalar
 Müzikli Postakartı
 Cep Melodileri
 İletişim :
 Forumlar
 Bozkurtlar 100
 Bize Ulaşın
 Bizi Önerin
 Dökümantasyon :
 Makaleler
 Fikir ve Tarih Dünyası
 Kısa Nükteler
 Şairler ve Şiirler
 İzlenimler
 Ansiklopedi
 Dosyalar
 Dosya Ekle
 Popüler
 İlk 10
 Bağlantılar
 

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1
AB'YE HAYIR

alt1 alt1
alt1
Makaleler
·Meluncanlar ve Biz
·Türk Tarihi ve Türk Adı
·Amerikan Genç Hristiyanlar Cemiyeti (Y.M.C.A.) ve Amerikan Kolejleri
·SEVR YASALARI MECLİS’TEN GEÇİRİLEREK TÜRKİYE YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞINA BAŞLAMAK MECBURİYETİNDE BIRAKILDI!
·ABD, Alenî Bir Düşman Haline Gelmiştir!
·Dedelerimiz Oğuzlar Çıkmış Yola Aral Kıyısından
·Avrupa Birliğine neden hayır.. Jeopolitik Yaklaşım
·Noel Üzerine
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -1-
·Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -2-
·Kıbrıs'ın Türkiyesiz AB üyeliği mümkün mü?
·Avrupa Birliği ve Kıbrıs Konusu
·Internet mi, İnternet mi?
·DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK (Gaspıralı ve Türkistan)
·İSMAİL GASPIRALI'NIN FİKİRLERİ
·Türkler ve İslamiyet
·Alparslan Türkeş'in Din Anlayışı ve İslama Bakışı
·Gök Tanrı
·Şamanizm Meselesi
·Ruhban Okulu neden açılmamalı?
·Ruhban Okulu
·Çanakkale Savaşları
·Türk Kültüründe Nevruz ve Milli Birlik-Beraberlik
· Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ve Yeni Rusya Çeçen Mücadelesi
·Türkçenin Anadil Olarak Dünyadaki Yeri
·Masonların Kirli İşleri
·Gümrük birliği mi; sömürge antlaşması mı?
·17 Ağustos 1999 Depremi ve gizlenen gerçekler

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1
Bozkurt NET :: Başlığı Görüntüle - DURMAK YOK TECAVÜZE DEVAM !!!
  Link 1Ana sayfa | Link 2
Arama       


Bozkurt NET
Bozkurtların Yuvası
 

Forumlar Gruplar Gruplar Hesap Aç Oturum Aç  

Sayfa: 1, 2  Sonraki »  

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa)
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar İleti
tamerr
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Feb 27, 2006
İletiler: 416

İletiTarih: Cum Ekm 17, 2008 9:40 am    ileti konusu: DURMAK YOK TECAVÜZE DEVAM !!! Alıntıyla Cevap Gönder

Alıntı:
"Üzmez yasası" yolda
SALİHA ÇOLAK / Ankara

Adalet Bakanlığı'nda, evlenme yaşını 14'e indiren, tecavüzcüyle evlenme durumunda cezanın ortadan kalkmasını sağlayan ve tecavüzde şikayet yaşını 14'e indiren yasa değişiklikleri için hazırlık yapıldığı ortaya çıktı. Bu düzenlemelerin yasalaşması halinde, aralarında Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez'in de bulunduğu, 15 yaşın altındaki çocuklara cinsel tacizde bulunmaktan yargılanan çok sayıda sanık "işledikleri suç şikayete bağlı hale getirileceği" için hapis cezasından kurtulabilecek.
Adalet Bakanlığı'nda 9 - 10 Ekim'de yapılan toplantılara katılan Ankara Barosu temsilcisi Türkay Asma, değişiklik önerilerine karşı çıkarken, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman da değişikliklere direneceklerini söyledi. Toplantıda, Arıtman'ın bebeklere tecavüz edenlere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngören teklifinin görüşülmesi beklenirken ilginç teklifler geldi. Adalet Bakanlığı Kanunlar Kararlar Dairesi temsilcisi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi temsilcileri, Ankara Çocuk Savcılığı ve Asma'nın bulunduğu toplantıda önce TCK'nın 104. maddesi görüşüldü. "Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmü tartışıldı.

Kim şikayet edecek?

Yargıtay hâkimleri, bu maddenin uygulamasında, bazı mahkemelerin çocuğun, bazılarının da ailenin şikayetini kabul ettiğini, bu nedenle karışıklıklar yaşandığını söyledi. Hâkimler, maddenin cinsel ilişki yaşının düşmesine de neden olduğunu belirterek, çocukların doğru seçimler yapamayacağı dikkate alınarak, şikayet hakkının anne - babaya verilmesini istedi. Asma bu öneriye karşı çıktı.

Gerekçe: Toplumun gerçeği

Daha sonra toplantıda Yargıtay hâkimlerinden, "Medeni Kanun ve TCK'daki evlenme yaşının 14'e indirilmesi, tecavüzcünün tecavüz ettiği kişiyle evlenmesi durumunda cezadan kurtulması hükmünün yeniden getirilmesi, TCK'nın 104. maddesindeki cinsel tacizin suç sayılması için şikayet koşulunun 15 yaşından 14 yaşına çekilmesi ve eşin tecavüzünde 7 yıla kadar olan cezanın 1 yıla kadar şeklinde değiştirilmesi" önerileri geldi.
Asma, tecavüzcüyle ona yardım ve yataklık yapan ailenin değil, çocuğun haklarının korunması gerektiğini, bu değişikliklerin de "çocuk ve kadın haklarından geri adım" anlamına geldiğini belirtti.

Feministler bastığı için...

Hâkimlerse, mahkemelerde hâkimlerin karşısına 14 yaşında kucağında çocuklu kadınlar çıktığını, ailelerin perişan olduğunu, toplumun gerçekleri gerektirdiği için eski düzenlemelere dönülmesini şart olduğunu anlattı. Ayrıca hâkimler, AKP'lilerin "feministler Adalet Komisyonu'nu bastığı için maddeleri değiştirmek zorunda kaldıkları" yönündeki sözlerini de toplantıda aktardı.
Milliyet'e bilgi veren Asma, mevcut düzenlemede 16 yaş altındaki çocuklar için evlenme yasağı olduğunu, 15 yaşın altındaki çocukla cinsel ilişkinin şikayete bağlı olmaksızın suç sayıldığını, baro olarak bunlardan geri adım atılmasına karşı çıkacaklarını bildirdi.




İŞTE BU HABERDE ÇİVİLERİNİN ÇIKTIĞININ RESMİDİR !!!

DAHA NE DENİR Kİ? MÜBAREK CUMA GÜNÜ !!!


SAYGILARIMLA
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
Tugrulbeg
Yeni Üye
Yeni Üye



Kayıt: Aug 05, 2008
İletiler: 49
Şehir: Altaylar

İletiTarih: Cum Ekm 17, 2008 9:11 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Geçmisin akitçisi simdinin vakitçi'si sübyanci denyoya diyet borcunu ödüyorlar.
Ab uyum yasasi çerçevesinde çikartilan kanunlar ile iran'da geçerli muta nikahini Türkiye Cumhuriyeti Devletine kabullendirmek istiyorlar.

Yaziklar olsun 14 yasindaki çocuktan dahi cinsi istah duyan cibiliyetsizler Allah(cc) belanizi versin
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
Altaylardan-T
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Feb 04, 2006
İletiler: 103
Şehir: Almanya

İletiTarih: Cmt Ekm 18, 2008 11:24 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Cezalarin daha da agirlastirilmasi gerekirken, sanki suca tesvik eder gibi yasa cikartiyorlar. Dün televizyonda bir MHP milletvekilimiz bu yasanin sübyanciliga tesvigi artiracagini söylemisti. Bu fikir hangi kafadan cikmissa insallah kafasi kopar.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
altaylar
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Jan 09, 2006
İletiler: 262
Şehir: Almanya

İletiTarih: Pts Ekm 20, 2008 5:53 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Nasreddin Hoca``nin bir hikayesi vardir:

Hocanin bir gün evi soyulur.
Komsulari gelir hocaya teker teker derler :

Gecmis olsun hocam evin soyulmus.
Insan evini kilitlemezmi hocam,
Hocam evine niye daha önce demir kapi taktirmadin?
Hocam bir bekci köpegi alsaydin seni bu hirsizdan korurdu,
Hocam cift kilit taktirsaydin.
Hocam...
Hocam...
Hocam...


Hocanin canina tak eder derdki:

Ya arkadaslar tek suclu benmiyim? Hirsizin hic sucu yokmu?


Iste Bu kanunu cikarma teklifini sunanlarda, caydiricilik acisindan suclunun cezasini arttiracaklarina tam tersini yapip, sucluyu cezadan kurtaracak girisimde bulunmaya kalkisiyorlar.

Bu teklifi sunan o geri zekali Millet vekillerinin Allah cocuklarini bu tür kötülüklerden korusun. Ama baslarina böyle bir olay gelmesi gerek herhaldeki o madurlarin hallerinden anlasinlar.

Sucluyu koruyacaklarina suctan nasil caydiracaklarinin yollarini arasinlar.

Ama bu akpnin herzamanki politikasi.
Daima sucludan yanalar.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
EgE
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Mar 14, 2003
İletiler: 1129
Şehir: EGE DENİZLİ

İletiTarih: Sal Ekm 28, 2008 7:09 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Alıntı:
Üzmez davasında şok rapor



27 Ekim 2008 Pazartesi 18:05

Hüseyin Üzmez'in cinsel istismarına maruz kalan kız hakkındaki tıp raporu şoke etti! Bakın Adli Tıp nasıl bir karar çıkarttı?

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisanda düzenlenen operasyon kapsamında, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu yargılanan Yazar Hüseyin Üzmez (76) tarafından “cinsel istismara” uğradığı iddia edilen 14 yaşındaki kız çocuğuyla ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumunun, “beden ve ruh sağlığının bozulmadığı” yönünde rapor verdiği bildirildi.


Alınan bilgiye göre, Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki bir yurda yerleştirilen ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç. için İstanbul Adli Tıp Kurumundan beklenen rapor, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesine ulaştı.

17 sayfalık raporda çocuğun “Beden ve ruh sağlığının bozulmadığı”nın belirtildiği öğrenildi.

Yazar Hüseyin Üzmez, yarın ikinci kez, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkacak.

OLAY

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisanda düzenlenen operasyonda, ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç'ye (14) cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan Yazar Hüseyin Üzmez, Mudanya Asliye Ceza Mahkemesince tutuklanmıştı. B.Ç, annesi Livaze Ç'nin de tutuklandığı operasyonun ardından devlet tarafından koruma altına alınmış, Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki bir yurda yerleştirilmişti.

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 17 Eylülde görülmeye başlanan, Üzmez'in TCK'nın “Çocukların cinsel istismarı” suçunu içeren ilgili maddelerince, Livaze Ç'nin de Üzmez'e addedilen suçların yanı sıra TCK'nın “Suça yardım etme” hükmünü içeren ilgili maddesince 20 ile 25 yıl arasında hapis cezası talebiyle yargılandığı davanın ilk duruşmasında, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmişti.

Üzmez'in dilekçeyle tahliye talebi de Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi ve bir üst mahkeme olan Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmişti.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Sal Ekm 28, 2008 10:38 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ülküdaşımız EgE nin gönderdiği bu haber;Türkiye de kurumların ne hale getirildiğinin,nasıl yozlaştırıldığının,siyasete bulaştırıldığının en acı ve çarpıcı örneklerinden birisidir.O raporu hazırlayan ve imzalayan kişi ya da heyetin insanlığından şüphe ederim!
Bunu tesbit etmek için psikiyatrist olmaya falan gerek yok.Rapor düzmece ise zaten rezalettir.Yok eğer doğru ise,14 yaşında bir kız çocuğunu böyle bir hadiseden etkilenmemesi ve normal görünmesi,zaten o çocuğun tedaviye muhtaç davranış bozukluğu içerisinde biri olması demektir ki;o zaman nasıl bunun ruh ve beden sağlığının yerinde olduğuna dair bir rapor verebilirsiniz?
Adli tıp kurumu adeta "alan memnun satan memnun,size ne oluyor?"
dercesine bir rapor vermiştir.
Bu sanık zaten bir ahlaksız.Geçenlerde bir video kaseti yayınlandı.
"Allahuekber,yat da geber"diyordu.Böyle birisi için kanunlar değiştiriliyor,
düzmece raporlar oluşturuluyor ve kurtarılmaya çalışılıyor.
Biz bu dincilerin ne şerefsiz insanlar olduklarını zaten biliyoruz.
Ama milletimiz bu tipleri çok iyi tanımak zorundadır.
Doğruları ve kişisel zaafiyetlerini açıkça söyleyen Zekeriya Beyaz hoca ya olmadık hakaretler yağdıranlar,dindarlık maskesi altında her türlü pislik ve fırıldakları çeviren bu sübyancıların yaptıklarına acaba ne diyecekler?
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
tamerr
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Feb 27, 2006
İletiler: 416

İletiTarih: Sal Ekm 28, 2008 12:25 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

[quote]Hüseyin Üzmez tahliye oldu 28 Ekim 2008


DHA



Bursa’nın Mudanya İlçesi’nde 14 yaşındaki B.Ç.’ye cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan Vakit Gazetesi Yazarı Hüseyin Üzmez'in (76) tahliyesine karar verildi.


Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın bugünkü duruşmasında, İstanbul Adli Tıp Kurumunca hazırlanan B.Ç'nin “beden ve ruh sağlığının bozulmadığı” yönündeki rapor doğrultusunda iki sanığın tutukluluk halinin kaldırılmasına karar veren mahkeme heyeti, Üzmez hakkında yurt dışına çıkış yasağı koydu.

Tutuklu sanıklar Üzmez ve Livaze Ç. ile Üzmez'in üç avukatının hazır bulunduğu duruşmada, Üzmez'in eşi Ayşe Üzmez ile akrabası olduğu bildirilen Şerif Aykız ve Mudanya'daki komşusu Ali Ersoy tanık olarak dinlendi.

Ayşe Üzmez'in “suçla ilgili bilgim yok. B.Ç'nin teyzesiyle de görüştüm. O da bana böyle bir suçun olmadığını söyledi. Başka bilgim yok” derken, diğer tanıklar da olayla ilgili bilgilerinin olmadığını söylediler.

Üzmez'in avukatları ise Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki bir yurda yerleştirilen ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç. için İstanbul Adli Tıp Kurumundan gönderilen raporda “çocuğun beden ve ruh sağlığının bozulmadığı”nın anlaşıldığını belirterek müvekkillerinin tahliye edilmesini istedi.

Livaze Ç. ise “Okula giden çocuklarım var. Evime gitmek istiyorum” diyerek tahliye edilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumunca hazırlanan ve mahkemeye dün ulaşan “B.Ç'nin beden ve ruh sağlığının bozulmadığına oy birliği karar verilmiştir” ibaresinin yer aldığı rapor doğrultusunda “suç vasfının değiştiğini” dikkate alarak sanıkların tahliye taleplerini kabul etti.

Üzmez hakkında “yurt dışına çıkış yasağı” koyan mahkeme heyeti, 1994 yılında İnegöl Devlet Hastanesinde dünyaya geldiği bildirilen mağdure B.Ç'nin doğumuyla ilgili kayıtların bulunaması nedeniyle, B.Ç'nin tam teşekküllü bir hastanede kemik ölçümü yapılarak gerçek yaşanın tespit edilmesine de karar verdi.

Üzmez, tahliye kararı üzerine mahkeme heyeti başkanı Kadir Ünal'a hitaben, “Allah sizden razı olsun. Adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Şöhretli bir insanım, bunun cezasını çekiyorum” dedi.

Alıntı:
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Sal Ekm 28, 2008 1:22 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Evet,yazdığım gibi ALAN MEMNUN SATAN MEMNUN konumuna getirildi iş
ve bu sapık serbest bırakıldı.Artık ceza falan da almaz.Kafese konulmayacak kuş serbest bırakılır.Dinci iktidarı arkasına alan sapık,yaptıklarının hesabını vermekten kurtulduğu gibi ,bir de hakime teşekkür ederek şöhretin bedelini ödediğini söylüyor.Suç bastırıyor.
Burada mahkemeye kusur bulmuyorum.Kusur o düzmece,ayarlanmış raporu veren adli tıp kurumudur.
Kurumlara laf söylemek istemiyorum ama,bu yaptıkları resmen adaletin tepelenmesidir.Demek arkası olan böyle raporlar çıkartabildiği gibi,eroini de tahlil de un çıkarırlarsa artık şaşırmamak gerekir.
Bir kıçıkırık sapık için adalet tepelendi.Söylenecek fazla bir şey yok.
Yaptıkları yanına kar kaldı!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Bozkurt-68
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Jan 27, 2006
İletiler: 348

İletiTarih: Sal Ekm 28, 2008 1:59 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Basimizdaki ampül partisinden kurtulmadikca böyle haysiyetsiz insanlara cok rastlariz. Mevlâm yardimcimiz olsun!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
tamerr
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Feb 27, 2006
İletiler: 416

İletiTarih: Per Ekm 30, 2008 3:04 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Alıntı:
güncellenme zamanı 15.09 | 30.10.2008

Üzmez'in davasında 14 yaşındaki kız anlattı


Hüseyin Üzmez davasında, ‘Ruh sağlığı bozulmamış’ denilen B.Ç anlatıyor: Her gün ağlıyorum, akşam odamda ağlıyorum. ‘Şikâyetçi misin’ diye sorulduğunda, ‘Değilim, şikâyetçi olursam annem de çıkmaz belki diye düşünüyorum..’

Hüseyin Üzmez davasında, ‘Ruh sağlığı bozulmamış’ denilen B.Ç anlatıyor: Her gün ağlıyorum, akşam odamda ağlıyorum. ‘Şikâyetçi misin’ diye sorulduğunda, ‘Değilim, şikâyetçi olursam annem de çıkmaz belki diye düşünüyorum...’

Radikal Gazetesinde yer alan habere göre; Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez’in cinsel istismarına maruz kaldığı belirtilen 14 yaşındaki B.Ç.’nin ‘beden ve ruh sağlığıyla’ ilgili Adli Tıp raporunda hem davanın seyri hem de küçük kızın bu süreçte nasıl bir ruh halinde olduğu ayrıntılarıyla anlatılıyor. 19 sayfalık raporda olayın gelişimi ve küçük kızın yaşadığı travma ayrıntılarıyla anlatıldıktan sonra ‘B.Ç.’nin ruh ve beden sağlığının bozulmadığı’ öne sürülüyor.

Telefona takılan sözler

Tartışma yaratan raporda dosyanın kısa gelişimi şöyle özetleniyor:

Rapora göre, olay anne Livaze Ç.’nin yaşı küçük çocukları erkeklere pazarladığı, eşinin de kendisine yardım ettiği yönündeki bir ihbar üzerine başlatılan soruşturmayla ortaya çıktı. Polis her ikisinin de cep telefonunu izlemeye aldı. Bir konuşmada arayan Hüseyin Üzmez’di. Anneye küçük B.’yi sordu ve “Hasta” cevabını alınca, “İnşallah aybaşı hali değildir” diye sordu. Sonra da telefona küçük kızı alıp şöyle dedi: “Kan, adet halinde misin. Bugün gelecektim, öyle hasta olduğuna göre niye geleyim oraya kadar. ... Hele iyileş de öbür hafta şey ederiz.”

Bu telefondan sonra polis aileyi ve Üzmez’i takibe aldı. Üzmez 24 Nisan’da kız ve annesiyle birlikte Mudanya’da Hasanbey Mahallesi’nde bir eve geldi. Anne 10 - 15 dakika sonra evden çıktı. Üzmez’le küçük kız evde yalnız kaldı. Daha sonra çay bahçesine gidildi. Polis burada ortaya çıktı ve anneyle Üzmez’i yakaladı. Bu sırada küçük kız görevlilere Üzmez’in zorlamasıyla cinsel ilişki olduğunu söyledi.

‘Bakire, fiili livata yok’
Soruşturma sürerken gelen raporda, herhangi bir darp cebir izi bulunmadığı, fiili livata bulgusuna rastlanmadığı ve mağdurenin bakire olduğu belirtildi.

Bu arada küçük kızın ifadelerinde olayın ne kadar vahim olduğu daha net anlaşılıyordu. Üzmez’in dedesinin arkadaşı olduğunu, ailesine para yardımında bulunduğunu, kış mevsiminde annesiyle Üzmez’in İstanbul’daki evine gittiklerinde Üzmez’in annesine para çekme kartını verdiğini annesinin para çektiğini anlattı. B.’nin anlatımına göre, Üzmez daha önce başka bir kızı sapıkların elinden kurtardığını söyledi ve B.Ç.’yi ikna etmek için “Benim yaptıklarım sana örnek olsun, ders olsun. Sana bundan sonra kötü birşey yapmasınlar” dedi. Küçük kız bu durumu annesine söylemesine karşın, annesinin Üzmez’in kendilerine Mudanya’da ev tutacağını, kendilerinin rahata kavuşacağını söyledi.

Annesi küçük kızdan sabırlı olmasını istedi. Küçük kız Mudanya’da uğradığı bir tacizde de Üzmez’in gögüslerini ellediğini, alt tarafındaki çamaşırları çıkardığını, kendisine dokunduğunu ve yaşlı adamdan bir sıvı geldiğini anlattı. Savcılıkta verdiği ifadesinde Üzmez’den şikâyetçi olduğu ve uzlaşmak istemediğini de söyledi.

Anne Livaze Ç. ise ifadesinde Üzmez’le cinsel ilişkisi olduğunu, kızının durumunu Üzmez’e sorduğunda adamın bunu reddettiğini söyledi. Anne tüyler ürperten ifadesinde, Üzmez’in kızıyla olduğu zaman erkekliği uyanmadığı için kızına zarar vermeyeceğini düşündüğünü anlattı.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Üzmez de ifadesinde, aileye maddi yardımda bulunduğunu kabul etti. Olay günü Mudanya’daki evinde yaşananların doğru olabileceğini söyleyen Üzmez, bunların küçük kızın rızasıyla yaşandığını öne sürdü. Kıza dokunduğunu ancak cinsel birleşmenin olmadığını belirten Üzmez, çamaşırlarını kızın kendisinin çıkardığını iddia etti. Ve dahası Üzmez, kendisini kıza annenin yönlendirdiğini ve kızla evlenmeyi düşündüğü için söz konusu eylemleri gerçekleştirdiğini söyledi.

‘Sessizce ağlıyor...’ Soruşturma sürerken, B.Ç., Sosyal Hizlerler Çocuk Esirgeme Kurumu’na yerleştirilmesine karar verildi. Daha sonra da kızın maruz kaldığı zincirleme cinsel saldırı suçu sonrasında beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı yönünde rapor alınması için Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığı’na sevk edildi. Ana bilim dalında görevli Hüseyin Uslu ve Yeşim Taneli’yle bir görüşme yaptı. Bu görüşmede yaşadığı tacizi anlattı.

“Polislerin gelmesi iyi mi oldu, kötü mü” sorusuna bir süre cevap vermedi. Sonra “Kötü oldu, ailemden ayrıldım” dedi. Doktorlar muameye sonunda, “.. yurdun zorluğu ve aile özlemiyle ilgili temalar mevcut, intihar düşüncesinin olduğu, hasta huzursuz, üzgün görünümde, gözleri kızarık, tarihi söylerken zorlanıyor..”

Haziran ayındaki görüşmeyle ilgili bulgularsa şöyleydi: “.. Sessizce, gözyaşı dökmeden ağlıyor.. ‘Bunları anlatmaktan sıkıldım, çok ifade verdim’... ‘Sıkıldım ne demek’ diye sorulduğunda ‘Annemi göremiyorum..’ diyor. Ağlıyor, yere bakıyor, kâğıt mendil elinde paramparça top olmuş durumda. .. Her gün ağlıyorum, genelde akşam olduğunda odamda ağlıyorum.. ‘Şikâyetçi misin’ diye sorulduğunda, ‘Değilim, şikâyetçi olursam annem de çıkmaz belki diye düşünüyorum’ diyor.”

Görüşme sırasında kıza ‘Sen hâkim olsan nasıl karar verirsin’ diye sorulunca da şu yanıtı veriyor: “‘Kızı çıkarttırırım yurttan, sıkılıyor, orada rahat değil. Anneyi de çıkartırım, suçlu, suçsuz. Hiçbir kızın annesinden ayrılmaması gerektiğini düşünüyorum. .. Adamın cezasını veririm... Altı ya da yedi yıl. Sekiz yıl verirdim. Hem iki aileden uzak tutması hem de bir kendi cezası diye..”

‘İnkâr’ böyle başlıyor
B.Ç, görüşmelerde ‘annesinin kendisi yüzünden tutuklandığını’ söylüyor. Yazdığı bir yazı: “Bu olayın olmadığına eminim. Çünkü yalan söylemek zorunda kaldım. Annemi de Üzmez’i de ben hapse attım. Böyle bir şey olmadı...” Küçük kızın durumuyla ilgili değerlendirme ise şöyle: “Patalojik düzeyde anksiyete ve depresyon, ailesinden ayrılmış olmaktan dolayı üzgün olduğu, aile bütünlüğünün sürdürülememesinden kendisini sorumlu tuttuğu, annesini özlediği.. bu durumda kendisinde var olan patalojik düzeydeki anksiyete ve depresyonun hangi olayla bağlantılı olduğunun kesin olarak belirtilemeyeceği, ifadesini aile bütünlüğünün tekrar sağlanabilmesi için değiştirmiş olmasının ihtimal dahilinde olduğu..”

Ve sonuç
Kurumun 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu 19 Eylül’de muayene kaydı hazırdı ve lise bir öğrencisi beden ve ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede patalojik araz tespit edilemediğini’ belirtti. Uludağ Üniversitesi’nin raporu ve soruşturma sırasında verilen ifadeler bir arada değerlendirildi.

Sonuç olan Adli Tıp’tan şu karar çıktı:
“B.Ç.’nin kurulumuzca 19 Eylül’de yapılan muayenesinde mağduresi bulunduğu olaydan kaynaklanmış beden ve ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede patalojik araz tespit edilmediği, Uludağ Üniversitesi’nin 19 Haziran’da düzenlenmiş raporunda ‘hangi olaya bağlı olduğu kesin olarak belirtilemeyeceği bildirilen patolojik düzeydeki anksiyete ve depresyon olarak tarif edilen ruhsal durumunda kurulumuzun 19 Eylül’deki muayenesinde zail (yok olan) olduğundan B.Ç.’nin ruh ve beden sağlığının bozulmadığı oy birliği ile mütalaa olunur.” (Radikal)

Olağan şüpheliler Üzmez’in nefsi ve şeytan 26 Nisan: Hüseyin Üzmez ‘cinsel istismar’la, 14 yaşındaki mağdur B.Ç.’nin annesi de ‘kızını bu ilişkiye zorlamak suçundan tutuklandı. B.Ç koruma altına alındı. 14 yaşındaki B.Ç., Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği’nde alınan ifadesinde hem elle hem de oral yolla tacize uğradığını anlattı. Operasyonun Üzmez ile anne L.Ç arasındaki telefon görüşmelerine dayandığı öğrenildi.
Beş ay sonra, 17 Eylül: Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşma görüldü. B.Ç ile babası önceki ifadelerini çekip Üzmez’den şikâyetçi olmadıklarını söyledi. Mahkeme Adli Tıp raporu istedi.
Altı ay sonra, 28 Ekim: Beklenen Adli Tıp Raporu, 22 Eylül’de bitti, ikinci duruşmadan bir gün önce mahkemeye yetişti. Üzmez ve mağdurun annesi L.Ç. altı ay sonunda da tahliye oldu. Üzmez hapishane çıkışı, “Hapiste sanki Hac’da gibi yaşadım. Aile ile aynı samimiyette görüşmeye devam edeceğim. Benim düşmanım şeytan, düşmanım nefsim. En çok kendi nefsime ve şeytana kırgınım” dedi.

Adli Tıpçılar: Rapor eksik, en önemli bulgu atlanmış
Adli Tıpçılardan ‘Küçük yaştaki kıza cinsel istismar’ suçundan tutuklanan Vakit yazarı Hüseyin Üzmez’i serbest bırakan rapora itiraz yağdı:
‘Taciz kızın beden ve ruh sağlığını bozmamış’ diyen raporda çocuk psikiyatristinin imzası yok, muayene Adli Tıp uzmanları tarafından psikolojik testlerle desteklenmemiş, sağlıklı sonuç için rapor olayın üzerinden altı ay geçtikten sonra hazırlanmalıydı.

‘Vücudu sevmiyorum’ diyor...
Eski Adli Tıp Kurumu Başkanı Oğuz Polat: Rapor eksik ve yetersiz. Raporu veren kurul, benim başkanlığım döneminde sadece çocuk olgularına bakmak için kuruldu. Çocuktaki ruhsal travma dediğimiz zaman bir erken, bir geç dönem travmalara bakıyoruz. Bazı olgularda ilk dönemde gözükmememsine karşın daha sonra da travma ortaya çıkabiliyor. O yüzden de olayın üzerinden en az altı ay geçmeden kesin bir şey söylememek gerekiyor. Bu bilimsel bir kural.
(Radorda) Ne psikolojik rapor sonuçları, ne psikolojik testleriniz var. Çocuk pskiyatristi yok, pedagog, psikolog yok. Bunların yapması gereken psikolojik testler yok. Rapor yazarken de bazı şeyleri atlıyorsunuz. Bizim cinsel istismara uğramış çocuklarda en sık rastladığımız bulgulardan biririni söylüyor çocuk. ‘Vücudumu sevmiyorum’ diyor. Kendisini suçlamak söz konusu. Travma içinde olduğunu gösteren bundan daha açık bulguya ihtiyacınız yok. Rapordaki gibi bu tip muayene sonuçları muhakkak testlerle desteklenmeli. İyi niyetli konuşacak olursak eksik ve yetersiz bir rapor.

Mahkeme ortamında ‘muayene’!
İ.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Şebnem Korur Fincancı: Raporu hazırlayan kurulda çocuk psikiyatristinin olmaması çok ciddi bir sorun. Çocuğa uygun muayene ortamı ve ona uygun testler gerekiyor. Dolayısıyla bu değerlendirme tabii ki eksik. Her ne kadar o kuruldaki psikiyatri uzmanı erişkin ve çocuk psikiyatrisi ayrılmadan önce uzmanlığını almış olsa ve mevzuata göre her ikisini de yapabilir durumda olsa da, etik olarak yapmaması gerekir. Muayene ortamının uygun olmadığını zaten biliyoruz. Orası bir kurul. Bütünü hekimlerin birarada oturduğu bir yerde sanki mahkemeye çıkmış gibi gözleniyor. Çocuğun anksiyetesi istismardan mı aileden ayrı kalmasından mı diye tartışılıyor ama anksiyete oraya girmekten bile kaynaklanmış olabilir. Cinsel istismara maruz kalan çocuklarda, cinsel davranış bozuklukları, yaşına uygun olmayan cinsel bilgiler ve yaşına uygun olmayan cinsel davranışlar olur. Bunlar da ancak gözlemlerle, muayene sırasında oyun yöntemleriyle değerlendirilebilecek şeylerdir. Bu raporun yeterli olduğunu söyleyebilmek doğru değil, tıp biriminin ilkelerine uygun olmayan bir rapor.”

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Peykan Gökalp: Böyle bir tecavüz ya da istismar durumunda ruh ve beden sağlığının bozulmamış olması çok zordur. Tecavüz ve istismar, erişkin yaşta da travmadır. Çocukluk çağında ise o yıllarda da ilerde de kişilikleri üstünde birtakım etkiler yapacak travma yaratır. Dolayısıyla böyle bir durum karşısında ‘Kesinlikle bozmamıştır’ diye bir karar vermek çok zordur.

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
Tugrulbeg
Yeni Üye
Yeni Üye



Kayıt: Aug 05, 2008
İletiler: 49
Şehir: Altaylar

İletiTarih: Per Ekm 30, 2008 9:12 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Iste size Yüce Islam Dini'ni kendi siyasi,mevki,maddi,manevi ,uçkuru , için kullanan soytarinin gerçek yüzü.

http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Allahu_ekber_yat_da_geber_205130_1&Newsid=205130

Vakit yazarı Hüseyin Üzmez'in şok görüntüleri!

http://www12.gazetevatan.com/video/video.asp?vid=5605

Görüntülerde bir tarikat evinde zikir törenine katılan Hüseyin Üzmez, coştukça coşuyor. Zikir töreninde tuhaf şeyler olmaya başlıyor. İlahilerle başlayan zikir töreni, yerini türkülere bırakarak sıra gecesini aratmıyor. O andan itibaren Hüseyin Üzmez'in dili de çözülüyor. Ağzından öyle sözler çıkıyor ki, duyduklarınıza inanamayacaksınız.
Üzmez, namaz kılanlarla ilgili çirkin benzetmelerde bulunuyor. İşte o sözler;

Hüseyin Üzmez: "Namazın içinde hiç bir şey yok. Yat kalk, yat kalk, Allah'u ekber, yat da geber. Şu aşk meşk olmadan bütün ömür boyu namaz da zor he..."

Müritler: "Hakikaten çok zor abi"

Hüseyin Üzmez: "Namaz kıl oruç tut, git ne kadar zor oluyor ya"
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
mtn963
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Sep 30, 2005
İletiler: 91
Şehir: Almanya

İletiTarih: Per Ekm 30, 2008 11:38 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

GARIP BIR TÜRKIYE!! GERCEGI!
Daha nereye kadar her yönü ile dejenere olacagiz?
Iste asla bilmek vede düsünmek istemedigim soru.
Milletim ise cok rahat! ve sonsuz hosgörülü bu gibi konularda!
Ne mutlu! Ne mutlu!....

Saygilarimla
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder MSNM
Tugrulbeg
Yeni Üye
Yeni Üye



Kayıt: Aug 05, 2008
İletiler: 49
Şehir: Altaylar

İletiTarih: Cum Ekm 31, 2008 12:35 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Garip olan Türkiye Cumhuriyeti degil,garip olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yallanan sübyanci soysuzlarin malum iktidar tarafindan ragbet gördügüdür,

Geçmiste akitçi olan simdinin vakitçisi Türk düsmani bir paçavrada ""hos görü" kimlere taniniyor? TSK ne belden asagi küfür serbest! yalanmi?

Diger bir ayrinti su sübyanci üzmez denyosunun konusmalari için bir görüsünüz varmi?
http://www12.gazetevatan.com/video/video.asp?vid=5605
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
IHTIYARKURT
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Jan 12, 2006
İletiler: 109
Şehir: Alamanya

İletiTarih: Cum Ekm 31, 2008 8:54 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Hatirlarsaniz Sübyanciyi hapisten kurtarmak icin yeni bir kanun cikart
mayi düsünenler,ortalikta Tansiyon yükselince isi baska bir yöntemle hal
letiler jet hiziylan alinan raporda isin daniskasi yani.

Yüce Mahkemenin verdigi karari bir türlü hazmedemiyorum Arkasdaslar

yargiyada güvenemesek neye güvenecegiz artik Ülkemizde?.


NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

Sayfa: 1, 2  Sonraki »  


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizisilemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB

alt1
1998-2007 Bozkurt NET
alt1
1998-2010 BOZKURT NET
--------------------------------------
Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
alt1