Bozkurt NET{ Bozkurt NET
  Tıklayın kayıtlı kullanıcı olun
Ana sayfa ::Hasabınız :: Forumlar :: Makaleler :: İndir :: İletişim :: KURALLAR
alt1 alt1 alt1
alt1 alt1
alt1
Atatürk
Başbug
Atsız´ın Mektupları
Bozkurt
Tarihte Türkler
Osmanlı Sultanları
3 Mayis
Türk İslam Ülküsü
Ülkücü Hareket
İslam
Türk Büyükleri
12 Eylül
Dokuz Işık
Kızıl Elma
Doğu Türkistan
Türk Dünyası
Şiirler ve Marşlar
Ülkücü Şehitler
Ülkücüye Mektuplar
Sorular ve Cevaplar
Komünizm
Videolar
Müzikler
Postakartı

alt1 alt1
alt1
 Haber :
 Haber Ekle
 Haber Arşivi
 Arama
 Konular
 Baskıya hazırla
 Üyeler :
 Hesabınız
 Günlük
 Üye Listesi
 Özel İletiler
 ICQ Servisi
 Servisler :
 Kur'an-ı Kerim Meali
 Resim Galerisi
 E-Kart
 Dosyalar
 Müzikli Postakartı
 Cep Melodileri
 İletişim :
 Forumlar
 Bozkurtlar 100
 Bize Ulaşın
 Bizi Önerin
 Dökümantasyon :
 Makaleler
 Fikir ve Tarih Dünyası
 Kısa Nükteler
 Şairler ve Şiirler
 İzlenimler
 Ansiklopedi
 Dosyalar
 Dosya Ekle
 Popüler
 İlk 10
 Bağlantılar
 

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1
AB'YE HAYIR

alt1 alt1
alt1
Makaleler
·Meluncanlar ve Biz
·Türk Tarihi ve Türk Adı
·Amerikan Genç Hristiyanlar Cemiyeti (Y.M.C.A.) ve Amerikan Kolejleri
·SEVR YASALARI MECLİS’TEN GEÇİRİLEREK TÜRKİYE YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞINA BAŞLAMAK MECBURİYETİNDE BIRAKILDI!
·ABD, Alenî Bir Düşman Haline Gelmiştir!
·Dedelerimiz Oğuzlar Çıkmış Yola Aral Kıyısından
·Avrupa Birliğine neden hayır.. Jeopolitik Yaklaşım
·Noel Üzerine
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -1-
·Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -2-
·Kıbrıs'ın Türkiyesiz AB üyeliği mümkün mü?
·Avrupa Birliği ve Kıbrıs Konusu
·Internet mi, İnternet mi?
·DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK (Gaspıralı ve Türkistan)
·İSMAİL GASPIRALI'NIN FİKİRLERİ
·Türkler ve İslamiyet
·Alparslan Türkeş'in Din Anlayışı ve İslama Bakışı
·Gök Tanrı
·Şamanizm Meselesi
·Ruhban Okulu neden açılmamalı?
·Ruhban Okulu
·Çanakkale Savaşları
·Türk Kültüründe Nevruz ve Milli Birlik-Beraberlik
· Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ve Yeni Rusya Çeçen Mücadelesi
·Türkçenin Anadil Olarak Dünyadaki Yeri
·Masonların Kirli İşleri
·Gümrük birliği mi; sömürge antlaşması mı?
·17 Ağustos 1999 Depremi ve gizlenen gerçekler

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1
Bozkurt NET :: Başlığı Görüntüle - TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE BİR ALINTI, Türkçülüğü reddedenler OKUSUN
  Link 1Ana sayfa | Link 2
Arama       


Bozkurt NET
Bozkurtların Yuvası
 

Forumlar Gruplar Gruplar Hesap Aç Oturum Aç  

Sayfa: 1, 2  Sonraki »  

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa)
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar İleti
reisim25
Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Mar 25, 2005
İletiler: 779
Şehir: TR

İletiTarih: Per Haz 16, 2005 11:19 am    ileti konusu: TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE BİR ALINTI, Türkçülüğü reddedenler OKUSUN Alıntıyla Cevap Gönder

Sn. Dr. Muhsin İDİKUT 'tan ALINTI (www.ulkucu.org 'dan alınmıştır)
-------------------------------------------------------------------------------------

Dr. Muhsin İdikut Kadıoğlu


Şimdilerde, bazı “Türkçü” grupların Sultan Galiyev’i “baş tacı” etmesi, Türkçüler arasındaki “dönüşüm”ün ya da “dönüştürme”nin en açık işaretidir.


Türkçüler Dönüşüyor mu, Dönüştürülüyor mu?







Türkçülük düşüncesi, son zamanlarda “dönüşüm”e zorlanıyor.


Türkçüler, milliyetçilerle aralarına kesin bir hat çizme uğraşındalar. Belki de, böyle bir “ayrışma” “istenen” bir durum.


Çoğu genç kuşak “Türkçü”, Türkçülüğün ne demek olduğunu bilmiyor. Tıpkı, pek çok “ülkücü”nün ülkücülüğün ne demek olduğunu bilmemesi gibi..


2005 yılı itibarıyla Türkiye’de, milliyetçilerden ayrıştırılmış olarak düşünüldüğünde “Türkçü”lerin ayrı bir ciddi örgütlenmesinden söz edemeyiz.


Daha da ilginci, “Türkçü”ler arasında “Türk” olandan çok, “kendini Türk hisseden” var.


Günümüzde etkisizleştirilmiş ve silikleştirilmiş Türkçülük düşüncesi, Türk devletinin kuruluş fikri..


Türk devletinin Avrupa Birliği kapısında zaman zaman “dilenci”, zaman zaman “köle” durumuna sokulmasını hazmedemeyenler; Türk Milleti’ni yeniden ayağa kaldıracak yegane fikrin Türkçülük düşüncesi olduğunu gördüler. Bu tespit sonrasında, Türkçülük düşüncesine karşı ilgi giderek artmaya başladı.


Şimdilerde, eskinin Marksist takımından Türkçüler var. Eski Marksistlerden Türkçülüğü ırkçılık olarak anlatanlar var. Türkçülüğü, “her yönüyle öze dönüş” diye algılayanlar var. “Kendini Türk hisseden herkes Türkçü olabilir” şeklinde yorumlayanlar var. Türkçülüğü, başörtüsü probleminde kendine destek bulmak için “İslam Arab’ın dini” diyerek, Türkçülüğü siyasi çıkarlarına alet etmek isteyenler var. Türkçülüğü, Türk Dünyasının Başbuğu Alparslan Türkeş’i karalamak için kullanmaya çalışanlar var. Türkçülüğü, siyasi ikbal kapılarını açmak için kullanmaya ve yönlendirmeye çalışanlar var.


Daha da korkuncu, Türkçüleri, muhtemel bir iç savaşta “cephe”ye sürmek için “hazırlık” yapan bazı odaklar var. Bir tehlike anında, “biz değil, onlardı!” demek için hazırlanan kirli senaryolar var!


Var oğlu var..


Ancak, bu kadar karmaşa arasında gerçekleri ayırd etmenize yarayacak çok önemli ipuçları var.


Bu ipuçlarını bilmiyorsanız, kim Türkçü, kim sahte Türkçü anlamanız hiç de kolay değildir!


Dönme Marksist “Türkçüler”, yazılarında genellikle “sosyalist” söylemler kullanırlar. Kendileri yıllarca, dış merkezli fikirleri savundukları için, Türkçülerin bu fikirlerin karşıtı olan Hitler, Mussoloni, Franko ve benzerlerinin fikirlerini savunduklarını zannederler. Dolaysıyla, yazılarının ve söylemlerinin içine sıklıkla bu kişilerden “alıntı” katarlar. Hatta, internet sayfalarında, bu kişiler “örnek alınacak kişiler” olarak verilir. Reklamını yapmış olmamak için, ilgili internet sayfalarının adreslerini vermiyorum.


Dönme Marksist “Türkçüler”, söylemlerinde sıklıkla sosyalist önderlere de göndermeler yaparlar. Çünkü, yıllarca beslendikleri ana kaynak, sosyalist liderlerdir.


Dönme Marksist “Türkçüler”, Türkçülüğü ırkçılık olarak anlatırlar. Bu anlatımda da, neredeyse Hitler’i kıskandıracak “buluş”lara imza atarlar.


Yıllarca proleterya diktatörlüğünün “devrim”den geçtiğini öğrendikleri için, Türk olmayanları bir bir “devirmek”ten söz ederler.


Oysa, Türkçülerin temel ilkeleri son derece açıktır. Türkçüler, Türk milletinin asli değerlerine inanırlar ve güvenirler. Bu inanç ve güven nedeniyle “Her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından” prensibine inanırlar.


Dolaysıyla, Hitler’in, Mussoloni’nin, Marks’ın, Lenin’in fikirleriyle kalkınma yerine Türk milletinden birinin fikirleriyle kalkınma fikrini yeğlerler. Bu açıdan bakıldığında Türkçüler, İslam’ı siyasallaştıranların ana kaynaklarından olan El-Ezher düşüncesine, Ali Şeriati’ye, Kutub’a da değer vermezler.


Türkçüler, İslam’ı yaşamak adına kurucusu bir Türk (Hoca Ahmet Yesevi 1093-1116) olan “Yesevi” tarikatına hürmet ederler. Bu tavır, “Türk’ten başkasının önünde el bağlamamak” düşüncesinden kaynaklanır.


Demek ki, bir taraftan komünist liderlerin söylemleriyle beslenmek, öte taraftan da Türkçü olduğunu söylemek mümkün değildir.


Son 10 yıldır Türkiye’de Sultan Galiyev’in fikirlerini esas alan bir Türkçülük akımı yerleştirilmek isteniyor. Sultan Galiyev, 13 Temmuz 1882 yılında bugünkü Rusya Federasyonu içinde kalan özerk Başkırdistan sınırları içinde Sterlitamak bölgesindeki Krımsakaly (bazı kaynaklarda kırımsakal ya da kırmıskalı olarak geçiyor) kasabasına bağlı Elimbetova köyünde dünyaya gelen, 1917 Bolşevik devriminin dört büyük isminden biri olan(diğerleri Lenin-Stalin-Troçki) Kazanlı bir Tatar Türk’ü ve Müslüman kökenli bir Marksist’ti.


Sultan Galiyev, “tüm Türk ülkelerinin komünist olmasıyla Türk birliğinin gerçekleşeceğine inanıyordu.” Hiç şüphesiz ki, Galiyev’in böyle bir fikri savunması Lenin karşısında “geniş bir coğrafyada sözü dinlenen adam” havası verme isteğinden kaynaklanıyordu.


Şimdilerde, bazı “Türkçü” grupların Sultan Galiyev’i “baş tacı” etmesi, Türkçüler arasındaki “dönüşüm”ün ya da “dönüştürme”nin en açık işaretidir.
----------------------------------------------------------------------------
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
mus25
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: May 18, 2005
İletiler: 473
Şehir: türkiye

İletiTarih: Per Haz 16, 2005 11:27 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

kardeş haklısın zaten türkçülüğü reddeden kişinin bu sitede işi olmamalı bu fikri taşımayan ülkücüyüm kelimesini kelime dağarcığına sokmasın
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
reisim25
Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Mar 25, 2005
İletiler: 779
Şehir: TR

İletiTarih: Per Haz 16, 2005 11:49 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ben yerinde olsam yukarıdaki yazıyı bir kere daha okur öyle yazardım.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
CANVEREN
Yeni Üye
Yeni Üye



Kayıt: May 14, 2003
İletiler: 12
Şehir: TÜRKİYE/ANKARA

İletiTarih: Per Haz 16, 2005 12:37 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Türkçülüğün ne olduğunu öğrenmek isteyenler, Ziya Gökalp'in Türkçülüğün Esasları ve Türkleşmek,İslamlaşmak,Muasırlaşmak(çağdaşlaşmak) kitaplarını okusunlar...
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
reisim25
Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Mar 25, 2005
İletiler: 779
Şehir: TR

İletiTarih: Cmt Haz 18, 2005 11:09 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Sayın Gönüldaşım,
Ziya Gökalp'i her Türkçü okumuştur. ben alıntıyı daha başka şeyler okumamız gerektiğine binaen bu yazıyı taşıdım.
Okumak o kadar önemli ki Başbakan daha kitap okumamış ve düştüğü durumları görüyorsunuz.
Kitap okusaydı (gerçekten okuma, idrak etme ve anlama bazında söylüyorum) daha farklı olur, AB önünde milletini sefil ve perişan ederek önünü görmediği maceralara sürüklemezdi.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
turk_neferi
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Apr 08, 2005
İletiler: 869
Şehir: türkiye

İletiTarih: Cmt Haz 18, 2005 1:35 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ne olursa olsun okuyacaksın okuyacaksın.bi komünistin kitabını dahi okuyacaksın.ki ben sonerin kitabını okudum ve onun neler düşündüğünü anladım.benimde ona göre kafamda bişeyler belirdi.oku oku okuduklarını kafanda yorumla doğrulara ulaş...
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cmt Haz 18, 2005 1:59 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

reisim25;değerli ülküdaşım,böyle bir yazı gönderdiğin için sana minnettarım.Şu yazının nokta virgülüne kadar imzamı atarım altına.Biz zaten bunları bildiğimizi için daha vatandaş konuşmaya başladığında muradını anlarız.Ama hala anlama kapasitesi olmayan adamlar var ki,şu yazının üzerine manasız yorum yapabiliyor.Yahu bu yazının nesine yorum yapılır?Adam lafları mermi gibi çakmış,değdiği yeri yakıp kavuruyor.Benim bazılarına tavsiyem,okuduğunuzu anlamaya çalışın.Bırak kardeşim şunu bunu tavsiye etmeyi.Adam sana günümüzdeki tehlikeyi,açmazları yazmış.Robot gibi konuşacağına ,şu yukardaki yazıyı yazan adam ne diyor anlamaya çalış.Bir defada anlamıyorsan anlayıncaya kadar oku.Yazının üzerinden on dakika geçmeden,düşünmeden yorum yapma.TÜRKÇÜLÜKTEN,IRKIMIZLA ÖĞÜNMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
turk_neferi
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Apr 08, 2005
İletiler: 869
Şehir: türkiye

İletiTarih: Cmt Haz 18, 2005 8:46 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

MAALESEF BU SİTEDE YAZILAN YAZIYI OKUMAYA ÜŞENEN COK KİŞİ VAR.YAZIYI TAM OKUMADAN SACMA SAPAN YORUM YAPABİLİYORLAR.BAZILARI SONRA PİŞMAN OLUYOR,BAZILARIDA PİŞKİN PİŞKİN 1 HATASINI 10 A CIKARTIYOR.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Vuslatim
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 02, 2004
İletiler: 3121
Şehir: Turan/Almanya

İletiTarih: Pts Haz 20, 2005 7:08 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Okudugunu anlamak beslendigi kaynakla alakalidir. Kaynagin temizligi suyun berrakligi ile ölcülür. Kabuller ve redler noktasinda berrak olabilenler Ülkücülügünü öz kaynagindan tadabilip kana kana icebilenlerdir.

Ülkücülügü yasamak, sadece Türk Islam bilgisine sahip olmayi degil bunu sevda derecesinde yasamayi gerektirir. Bilimsel verileri Türk´ün özüne uygun anlayisa göre degerlendirebilmeliyiz.

Kamplara bölünmek istenen Türk Milletini mevcut tehditlere karsi uyanik tutup, gereken cözümleri hizmetine sunabilmek baslica görevimizdir.

Türkiye´mizi ab ye büyüklügünden dolayi almak istemeyenlerle buna karsi saglam duvar vazifesi gören Ülkücülerin arasina nifak sokarak Türkcü-Ülkücü gruplari gibi ayristirmaya calisanlara en iyi cevap özümüzde varolan Türk Islam sevdasini yasayarak ve bunu haykirarak ikrar etmek olacaktir.

Teskilatci olmak demek herkesin kendi teskilatini kurmasi manasina gelmez. Oyun belli bölmeye calisiyorlar, cözüm belli bölünmemeliyiz. Gayri ince hesaplara dalmak gerekirse baba ile ogul bile gün gün ayri fikirde olabiliyor.

Okudugumda kendimden gectigim ve hücrelerime kadar Türklük gururuyla doldugum Atsiz Ata´nin kitaplarinda verilmek isteneni kimse benden geri alamaz. 15 yaslarinda bana tokat gibi "kendine gel" emri veren Atsiz Ata´ya saygisiz ifadeler kullanmami isteyemez. Bunun yaninda da Basbug´uma gereken saygiyi da isterim.

Türkcülük ismarlama fikirlerle olmaz. Bu bir sevdadir. Yasanir. Yüreginde Kür Sad Atanin cin sarayi baskininda yaninda olabilmenin hayalini kuramiyorsan, Yamtar´in istahini bugüne tasiyamiyorsan istedigin bilgiye ulas Türkcü olabilmen zordur. Teskilatlarinizda genclerinize destanlasan Türk yigitlerinin adlarini lakap olarak takip yasatamiyorsaniz genclerinizi kanalize etmekte yetersiz kaliyorsunuz demektir. Cin sarayini basanlarla Ülkücü kardeslerine yemek götürürken sehit olan yigidimin arasindaki gönül bagini anlamak ve anlatmak gerekir.

Sulandirmaya calisanlar mutlaka SIRITIR. Bana benim sevdami yutturabilmeleri icin beynimi yikamalari gerekecektir. Cocuk yasta Arap subayina selam vermeyen Atsiz Ata hangi ismarlama fikrin esiri olmustur sizce?...

Süte su karistirip satanlarla fikrimize su katmaya calisan hilekarlarin ortak yönü tutarsiz oluslaridir. Mutlak acik vereceklerdir. En azindan hayatinda yasayamadigi fikirleri uzun süre savunmalari mümkün olmayacaktir. Burdan yola cikarsak bugün Türkcülük adina nutuk atanlarin gecmisine bakmakta fayda olacaktir. Macerasever bu yanli beslemeli kisiler güclü bir SUCLU AYAGA KALK emrinde kedi gibi kuyruk bükerek silinecektir.

Bu Hareket Türk´ün umudu gözbebegidir. Üzerinde erenlerin duasi var. Öyle her fitne ile bölünecek sananlari zaman utandiracaktir.

Her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından

Gayret bizden Tevfik Allah´tan (c.c.)
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
Vuslatim
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 02, 2004
İletiler: 3121
Şehir: Turan/Almanya

İletiTarih: Pts Nis 13, 2009 10:02 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder






Turancılık



Turancılık, Türkiye'de 60 yıldan beri tartışılan bir konudur. Zaman zaman, Türklerle akraba milletleri de içine alan bir sistem halinde düşünülmekle beraber bugün "Turancılık" deyince Türkiye'de anlaşılan şey, tarihî mirasları da dâhil olduğu halde bütün Türkler'i tek devlet halinde birleştirmek ülküsüdür ve her ülkü gibi nesillere bakan, kan ve can vergisi isteyen, gönüllere heyecan katan bir inançtır.

Tarihi, savaşları ve fütuhatı dolayısıyla hemen bütün dünyaya antipatik gelen Türk milletinin yeniden birleşerek şahlanması birçok milleti korkuttuğu için, bu şahlanış sonunda bazı devletler ortadan kalkacağı veya küçüleceği için, hatta dünya çapındaki büyük ticaret ortaklıklarının çıkarları baltalanacağı için Turancılık ülküsü büyük bir direnişle karşılanmakta, bu direnişin propagandası ve fikriyatı yapılmakta, bu propaganda Türkiye için de tesirli olmaktadır.

Turancılık ülküsüne karşı Türkiye'deki muhalefet ya bunun Türkiye'yi büyük tehlikelere atacak bir macera sayılmasından, yahut Türkiye dışındaki Türklerin de en az bizim kadar (bir bakıma bizden çok) Türk olduklarının bilinmeyişinden, yahut da bugünkü sınırlarımız içinde 4000 yıldan beri üst üste yığılan etnik zümreleri ve kültürleri karıştırıp bunlardan şimdiki dili Türkçe olan bir "halk"ın peydahlandığını kabul etmekten doğmaktadır.

Moskof uşağı oldukları için Turancılığın Rusya'yı devirmesinden korkanların muhalefetini kaale almıyorum.

Önce, Turancılık bir macera mıdır, onu ele alalım:

Turancılığın macera olduğu hakkındaki düşünce, Birinci Cihan Savaşında Enver Paşanın Kafkas cephesindeki hareketlerinin başarısızlık ve büyük kayıplarla sona ermesinden çıkmıştır. Bir çiçekle bahar gelmediği gibi bir başarısızlıkla bir düşüncenin yanlışlığına hükmetmek de sağlam bir mantığın eseri sayılamaz. Enver Paşa'nın cesur bir asker, fakat ehliyetsiz bir kumandan olduğu artık herkesçe bilinmektedir. Bundan başka Enver Paşa'yı saf bir Turancı saymak da yanlıştır. İttihatçılar hem Turancı, hem de İslâm birlikçisi idiler. Hem Kafkasya'yı, hem de Mısır'ı almak istiyorlardı. Bundan başka zamansız Kafkas taarruzu Turancılık düşüncesiyle değil, müttefikimiz Almanlar üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla yapılmıştı.

Maceracılığa gelince, bu kelime üzerinde iyi ve ciddî düşünmek lâzımdır. Her maceracılık bir hata olmadığı gibi her ihtiyat da tedbirli bir davranış değildir. İnsanlığın tarihi siyaset, askerlik ve ilim alanındaki maceralarla doludur. Kristof Kolomb'un batıya giderek Hindistan'a varmak istemesi bir macera idi. Bir sal ile Atlantiği geçmek de öyledir. Kendi yakın tarihimize bakarsak Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkması da bir maceradır. Birçoklarının buna katılmayışı yurtsever olmayışlarından değil, başarı ihtimali görmemelerindendi. Fakat o, iyi hesap yapmasını bildiği için, başkalarının Türkiye'yi batıracak bir macera diye muhalefet ettikleri teşebbüsünü parlak bir şekilde bitirdi.

Daha eski tarihimizde Babur'un 10.000 kişiyle Hindistan'a dalması, Yavuz'un 30.000 kişiyle çölü geçerek Mısır'a girmesi birer macera değil miydi? Evet, Napoleon ve Hitler'in Moskova seferleri de macera idi ama onlar başarısızlıkla bitti diye berikilerin değeri azalır mı?

Yahudiler'in artık Arap vatanı olmuş topraklarda İsrail devletini kurması şaşırtıcı bir macera değil midir?

Tehlikesiz yaşamak isteyenler intihar etsin. Hayat ve kâinat tehlikelerle doludur. Tehlike fertler için de, milletler için de, topraklar için de vardır. Korkunç bir deprem birkaç saatte Anadolu'yu suların altına gömebilir. Dünyaya yakın geçen bir kuyruklu yıldızın boğucu gazları birkaç milleti birden yok edebilir. Dünyayı yörüngesinden çıkaracak büyüklükte bir göktaşı küremize çarparak dünyanın kıyametini koparabilir. Birkaç millet birleşerek bir gece Türkiye'nin üzerine 500 hidrojen bombası fırlattıktan sonra özel giyimli askerlerini yurdumuza sokabilir.

Bütün bu ihtimaller var diye uyuşuk uyuşuk oturup yalnız fabrika kurmak, futbol maçlarını seyrederek bağırmak, defile ve güzellik müsabakaları yapmak, üniversitelerde bir takım bayağıların eserlerini tahlil etmekle mi vakit geçireceğiz? Bunlarla millet yaşamaz. Millet bir hayvan sürüsü değildir. Millet, millî bir hedef ister. Ancak o hedefi gördüğü zaman sürü olmaktan çıkıp insanlaşır, bencil olmaktan kurtulup fedakârlaşır.

Bizim için en kutlu hedef Turancılıktır. Eskiden nasıl bir idiysek yine birleşeceğiz diye kendisini bir ülküye adamaktan daha kutlu ne olabilir? Bütün Türkler'i birleştirmek hakkımız ve görevimizdir. Bizden zorla koparılanı geri almak adaleti yerine getirmektir. Turancılık bir büyüklük düşüncesidir. Büyüklük düşüncesi asil bir düşüncedir.

Turancılığı, bütün Türkler'i yalnız kültür alanında birleştirmek diye anlamak boş ve yanlıştır. Sosyal bir kanundur ki kültür birliği ancak siyasî birlik sonunda doğar. Türk'e düşman milletlerin hâkimiyetindeki Türkler'i kültürde birleştirmeye imkân var mı? Yabancı millet buna izin verir mi? Sovyetler Birliği'nde alfabesi ayrılmış, yerli lehçesi edebî dil haline getirilmiş Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Tatar ve Başkurt'u hangi kuvvetle, hangi metodla tek kültür içinde bizimle birleştirebilirsin? O kadar gücün varsa zaten ordularını yürütüp o ülkeleri kurtarmak elinde demektir. Ondan sonra kültür birliği için kurultayım toplar, aksi halde kültür birliğini hiçbir zaman kuramazsın.

Bugün Türkler arasındaki kültür birliği ancak gönül birliği, tek millet olmak şuuru, biraz da dil birliği halinde yaşamaktadır. Fakat bu gidişle 50 yıl sonra diller ayrılacaktır. O zaman ne olacak? Onlar artık başka millet oldu diyerek miskin bir tevekkülle bu oldu bittiyi kabul mü edeceğiz, yoksa eski yurtları ve soyumuzun koparılmış parçalanın kurtarmak için, savaş da dâhil, her şeyi göze mi alacağız? Elbette göze alacağız. Şüphesiz zamanı kollamak, hesaplan iyi yapmak şartı ile...

Siyasî sınırlar dışındaki Türklerle uğraşmak macera ise Türk uçakları Kıbrıs'a neden saldırdı? Hatta Amerikan donanması engel olmasaydı Kıbns'a neden çıkılacaktı? Batı Trakya Türkleriyle, Kerkük Türkleriyle, neden bu kadar ilgileniliyor? Dün "Hatay"dı. Bugün "Kıbns", yarın "Batı Trakya" ve "Kerkük", Öbür gün "Azerbaycan" ve daha ötesi... Bu, budur. Kimse başını kuma sokmasın.

Turancılığa muhalefetin bir türlüsü de Türkiye dışındaki Türkler'den habersiz olmanın sonucudur. Daha pek yakında bir bilgin kişinin, bir toplantıda gençlerden birine "Hunlar da mı Türk" diye sorduğunu anlattılar. Hunlar'ın Türk, hatta kısmen Oğuzlar'ın ataları olduğunu bilmeden yaşayan bilgine ne denir? Meğer o, millî tarihi Malazgird zaferiyle başlıyor sanırmış. Hayırlı uykular deyip geçelim...

Bir de Türk soyundan gelmemenin verdiği gayrı millî şuurla Anadolu'yu bir bardak, içindeki milleti bir kokteyl, Türkler'i de bu kokteyle en son katılan içki saymak gibi hezeyan var ki taraftarları bir takım ruh hastalarından ibarettir.

Tarihimizi Malazgid'le veya İznik şehrinin alınmasıyla başlatanlara sormalı: İznik'i başkent yapanlar veya Malazgird savaşını kazananlar daha önce ne idiler? Nerede idiler? On Birinci Yüzyıl tarihin ışıldakları altındaki bir asırdır. O adamların nerede ve ne olduklarını gözler önüne derhal serer. Böylece de Türk Devletleri denen nesnenin birbirini kovalayan Türk hanedanları olduğu, aslında bir tek devlet olup fetret zamanlarında ikiye üçe bölündüğü ve bunun Tanrıkut'a kadar gerilere doğru uzandığı ortaya çıkar.

Turancılık ülküsü gibi milleti hızlandırıcı, ahlâka ve erdeme dayalı kutlu bir ülküyü yermek için ya damarlarındaki kanı yabancı hissetmek, ya komünist yani vatan haini yahut da millî tarihi Malazgird'ten başlatacak kadar cahil ve budala olmak lâzımdır.

Ötüken, 30 Nisan 1973, 6. Sayı.

Hüseyin Nihal ATSIZ
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cum Nis 17, 2009 5:09 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Atsız Ata nın şu muhteşem tesbiti ne kadar doğru ne kadar yerinde.

Alıntı:
Bütün bu ihtimaller var diye uyuşuk uyuşuk oturup yalnız fabrika kurmak, futbol maçlarını seyrederek bağırmak, defile ve güzellik müsabakaları yapmak, üniversitelerde bir takım bayağıların eserlerini tahlil etmekle mi vakit geçireceğiz? Bunlarla millet yaşamaz. Millet bir hayvan sürüsü değildir. Millet, millî bir hedef ister. Ancak o hedefi gördüğü zaman sürü olmaktan çıkıp insanlaşır, bencil olmaktan kurtulup fedakârlaşır.

Söyledikleri tek tek gerçekleşen Hüseyin Nihal Atsız ın haklı çıkması nedensiz değildir.Çünkü Türk tarihini çok iyi bilen,değerlendiren Atsız Ata;
elbet de haklı çıkacaktı.
Bugün içinde bulunduğumuz hal,yukarıda bahsedilen şeylerle uyuşturulmanın sonucudur.
Bugün ne yazık ki hiçbir milli hedefimiz yok.Yanıbaşımızdaki küçük yunan;
büyük bir hedef ortaya koyarken,biz olup bitenleri seyrediyor ve onun bizi
ab ye alması konusunda; hala daha ikna etmeye çalışıyoruz.
Yılda bilmem kaç kere kardak kayalıklarına çıkartma yapan,ege de hakkımız olan karasularında savaş uçaklarımıza günde bir kaç kez önleme yapan
küçük yunanistan seyredilmektedir.Genelkurmayın hükümete havale ettiği
olaylar;görmezden gelinmektedir.Türkiye bir kişilik depresyonu ile karşı karşıyadır.
Atatürk ün temellerini attığı çağdaş uygarlık yolunda;artık hatırı sayılır bir ülke olmuş Türkiye için bu bir rezaletdir.
Türkiye Ortadoğunun en büyük ve güçlü ülkesi iken;sözde arabuluculuklarla kendisini gülünç durumlara düşürmektedir.Lozan dan doğan haklarımız hiçbir şekilde takip edilmemektedir.
Bu millet hedef ister.Millete bu hedef gösterilecek iken;hedefsiz millet bir de 73 parçaya ayrılarak biribirine yedirilmektedir.Türkiye yayılmacı bir politika izlemelidir.Turan düşüncesi tamamiyle göz ardı edilip suç sayılır hale getirilmiştir.Oysa bu bizim en doğal hakkımızdır.Saçma sapan megalo idea dünyada haklı görülüyorsa;bizim davamız onunla kıyaslanmayacak kadar haklıdır.
Bunu yapmadığımız için bugün,ölüm kalım svaşına girmiş gibi,birlik ve beraberliğimiz tehlikeye düşmüştür.Kürt meselesinin temelinde bu acziyet ve zaafiyet yatmaktadır.İstediğiniz açılımı yapın,istediklerinin hepsini verin;
bu meseleyi bitiremezsiniz!Bu meselenin tek çözüm yolu vardır.GÜÇLÜ DEVLET,GÜÇLÜ ORDU,VE YAYILMACI POLİTİKA.
Milletin enerjsini ancak böyle boşaltabilmek mümkündür.Milli davalar üretip,bunların savunucusu olmak;bu milli davalar etrafında Türk milletini kenetliyecektir.İsrail; boyundan büyük,yapamıyacağı büyük hedefleri ortaya koyup gerçekleştirmeye çalışırken;bu millet hedefsiz,birbirine boğazlatılmaktadır.Neden?Çünkü dışarıda savaşacak,uğraşacak bir hedef gösteremiyorsunuz da ondan.74 de nasıl tek vucut olduğumuzu hatırlayalım.Ama sen askerinin başına çuval geçirilmesini seyredersen,bir şey yapmazsan;işte devlet otoritesi bu hale gelir.Kürt kalkışmasının temelinde ,bu acziyetin onlara gösterilmesi yatmaktadır.Abd ne sorgulayacak 3 askeri?Onun bilmediği ne var ki onları sorgulayacak?
Ama amaç sorgulamak değil,içine düştüğümüz acziyeti göstermektir.
Bugün kürtler;blok oy kullanacak hale gelmişlerdir.Ne kardeşlik,ne de pişmalıklar ve çeşitli açılımlarla bunu önleyemezsiniz.Ama kürtlere;Türkiye nin büyük bir devlet olduğunu gösterirseniz;anında bir taraflarının üzerine oturmak zorunda kalırlar.
İşte bu nedenle ab ye,abd mandasına,Türk birliği dışındaki ittifaklara HAYIR DİYORUM!Türkiye artık düşmanlarına dişini göstermelidir!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Vuslatim
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 02, 2004
İletiler: 3121
Şehir: Turan/Almanya

İletiTarih: Pzr Nis 19, 2009 3:55 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder





CILE



Zor istir yasamak. Hayat dedigin zor... Emeklerken baslar cilen. Saga sola tutunusun besmelesidir ilk baskaldirisin.


Esrefi mahluk olmakla mükellef kilinmissin bilirsen. Serefli olmak zorundasindir Hakk ölcülerinde. Bir yokus var önünde siradaglarca dizilen ve Hakk rizasinda yolunu bu yönde tayin etmelisin. Oysa ne kolaydir cehennem yolu, sen sakrak. Bir o kadar da humanist (!)

Ne gerek var bu dünyada cileye, gama? Bir daha mi geleceksin dünyaya? Takil bana hayatini yasa...

A canim sende de hic akil yok! Nelerle ugrasiyorsun? Dünyayi sen mi kurtaracaksin? Zaten seni hesaba katan kim, alan almis, satan satmis. Millet isini yürütüyor? Madem ugrasiyorsun iktidar sansi olan partiyi savun, isin ileri gitsin ki bosa cabalamamis olursun. Cevrene de yararin olur. Bak emmoglu issiz, dayin ihale alamiyor, coluk cocuk ac, perisan.
Sen de cocuklarini ihmal edip onlarin riziklarini nerelerde harciyorsun?!..


Bir an karsinizda cok sevdiginiz akrabaniz mi yoksa bir iblis mi var sasirirsiniz. Adamsendeciligin ne melun birsey oldugunu anlatmaya kalkmayin aciyarak bakarlar size. "Uctu bu ya..." türünden ne hikayeler döner ardinizdan. Mafyaya karismis olmak ise en beteri. Yaftalara bakacaksaniz zaten bu yola hic girmeyin. Zira sizi cagiran kutlu yürek "fitneye de hazir olun" dememis miydi?

Hele hele cileye talip olmayi anlatmayi birakin, ima bile etmeyin. Sadist düsersiniz bir anda. Insan niye bosu bosuna (!) cile ceksin ki?

Biz de zaten bosuna cekmiyoruz, karsiligini Hakk verecek elbet. Biz sadece dillendirmiyor, mükafatini bu dünyada almaktan cekiniyoruz. Huzur-u Mahsere de birseyler kalsin degil mi?


Ya bari savunacaksan Islami savun, bari bir ise yarasin. Türklük te ne? Sana "Türk müsün" diye sormayacaklar ki. Müslüman misin, Rabb´in kim diyecekler? Iste bel alti yumruk yediniz. Hadi bakalim...


Kalu Bela´da "evet, sen bizim Rabb´imizsin" diyerek and ettigimiz Allah´a yemin olsun ki, atamiza layik evlatlar olmadan görevimizi yerine getirmis sayilmayiz. Atasina layik olmak; Hz. Peygamber (SAV) Efendimize itaat etmektir.

Anlatalim...


Almanya´da din adamlari verdikleri konferanslarda kücük bir bölümde Islami, geriye kalan bölümlerde Türkleri kötülerler. Bunun altinda yatan sebep ise Ortadogu ve Asya´nin hristiyanlistirilmasinin önündeki yegane engel Türklerdir. Türkler olmasa Islam memleketleri daha büyük acilara bogulacaklardir. Bu gün dincilerin dini satmalari biryana Abant konsiliyle fetos daha dogrusu ardindaki hacli, siyonist isbirligini görmemeleri, görememeleri yada görmek istememeleri kafalarini devekusu gibi kuma gömmelerindendir. Yesil dolar hesabinda olmalarindadir.


Hakikatte Türkcü olarak baskaldiran sadece bizler variz.


Yani Türk olmak basli basina bir BASKALDIRIDIR. Türk olmak büyük olmanin iddiasidir. Yedi düvele; "tek tek yetemezsiniz, hepiniz birden gelin" demenin tarihe izdüsümüdür.

Siz Atatürk´ün isaret buyurdugu gibi; yüksek vasifli Türk olarak önce icimizdeki mankurtlasmis beyinlere, biraz daha gelismisi KÖZKAMANLARA, dista ise yedi düvele baskaldirmanin cilesine talip olmussaniz mücadelenizi buna göre yapmak durumundasiniz.

Bunun yolu önce neye talip oldugunu bilmekten gecer. Bu dava ciliz omuzlari cökertir. Sonra icinize "fisss" düsüren iki ayakli iblislere aldanip vesveselerde bogulmayin.

Tercihinizi iyi yapmak durumundasiniz. Ya bu cileli yolda arinacaksiniz, yada iblis kucaginda barinacaksiniz.

Bugün Türkiye´ye baktiginizda "Allah´a teslim olmus (!)" kelime manasi ile milyonlarca Müslüman vardir. Ama siz de iyi bilirsiniz ki Allah´tan baska herseye teslim olmuslardir. Türk´e hizmet etmenin Islama hizmet oldugunu yani Allah´a kullugun ön sartlarindan biri oldugunu bilemiyorsaniz önce kendi icinizdeki buhranlarda büyük cileler yasayacaksiniz. Eger bu yolda samimi olmak istiyorsaniz icinizde serk-süphe olmamalidir.


Basbug Alparslan Türkes verdigi son konferansta uzun bir süre atom enerjisini anlatmistir. Sonra katilimcilara dönerek su aci gercege parmak basmistir; Bugün Türkiye´mizde atom enerjisi olsaydi, Bosna´da Müslümanlarin bu kadar kani dökülür müydü, Kerkük´te bu kadar kadina tecavüz edilebilinir miydi?... Buyrun örmekleri siz cogaltin.

Iste biz bunun icin TÜRKCÜYÜZ. Din tacirlerine, Cennet parselcilerine itibar etmedigimiz gibi asikar etmekten de cekinmiyoruz. Cünkü biliyoruz; MÜNAFIKLAR azili din düsmanlarindan daha cok tehlikelidir.

Türk Islam Ülkücüleri olarak günlük yasamak bizler icin büyük kayiptir. Güncel dertlerin cok ötesinde tarihi sorumluluk icinde tavir almak en baslica sorumlulugumuzdur. Meseleye genis bakarak Türk´ün yüksek ahlakiyla perspektifimizi iyi belirleyip her yönüyle görebilmemiz gerekmektedir. Ayak oyunlarina kapilanlara ibretle bakarak, citamizi daha yukarilara cikarmak hakikatte sadece ve sadece bir damlasi oldugumuz kutlu Türk Islam Ülküsü okyanusunda üzerimize düsen tarihi bir görevdir.


Binlerce, milyonlarca adsiz kahraman yetistiren sanli Türk tarihinin Türk Islam Ülkücüleri destanina canimizla, kanimizla katilmak bizler icin büyük sereftir. Cilemiz budur, derdimiz bu.

Ya degilse size kalsin koskoca dünya. Alip ta götüremezsiniz ya.

Bizler yildizlara nisan aldik.

Bizler Hz. Peygamber (SAV) Efendimizin sancagi altinda toplanan o kutlu Ümmetden olmak istiyoruz. Bizler Oguz Kagan Otagina yüzü ak cikarak, Kür Sad Ata önünde diz kirarken, "ölümle dirilmeyi sende ögrendik" tabirinde bir sanli mirasi evlatlarimiza birakmisligin huzurunu tadacagiz. Insallah...

Fikrimize, liderimize ve teskilatimiza sahip cikacagiz.

Büyük insanlar davalarla ugrasir, kücük insanlar da kisilerle. Kücükler büyüyemez, esitlenmek icin büyügü kücültmeye calisir.

Cilemizi, hedefimizi iyi bilecegiz.


Vuslat


KÜN TUG BOLGIL, KÖK KURIKAN...


TANRI TÜRK´Ü KORUSUN VE YÜCELTSIN
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
Gokcebala
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Dec 20, 2008
İletiler: 172

İletiTarih: Sal Nis 21, 2009 5:43 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Mazisi insanlık tarihi kadar eski olan Türk Dili; milli kimliğimizin, milli kültürümüzün ve milli varlığımızın en canlı timsalidir. Milli Mücadelemizin Önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz ifadesini, bu noktada hatırlatmamız gerekir ki; “Türk demek, Türkçe demektir. Ne Mutlu Türküm Diyene!” Tarihi süreç içerisinde Türk dilinin, milli kimliğimizin en ihtişamlı abidesi olduğunu Atatürk’ün bu ifadesinde idrak etmekteyiz.

Asırlarca bilimde, sanatta, siyasette ve edebiyatta Arapça ve Farsçanın boyunduruğundan “Karamanoğlu Mehmet Bey” gibi feraset sahibi, kahraman devlet adamlarının fermanlarıyla kurtarılmaya çalışılan Türkçemiz; günümüzde başta İngilizce olmak üzere batı dillerinin ve batı kültürünün etkisi ve boyunduruğu altındadır. Bugün ülkemizin sokaklarında, caddelerinde, topluma açık mekânlarında ve hatta genç nesillerin yetiştiği bilim yuvalarında İngilizce kelime ve kavramların artık yadırganmadan kullanılıyor olması son derece düşündürücüdür.“Bugünden sonra divanda, dergâhta ve bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır” diyen Karamanoğlu Mehmet Bey, Türkçe’miz üzerinde yapılan yabancılaştırma ve yozlaştırma çalışmalarına tanıklık etmiş olsaydı, eminiz ki ferman daha sert bir üslupla kaleme alınırdı.

Türk Gençliği dilini doğru kullanmalıdır ve sahip çıkmalıdır. Diline sahip çıkmayan milletler; zaman içerisinde önce hassasiyetlerini, sonra haysiyetlerini, sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar. Türk Gençliği, tarihe yön veren devletler kurmuş ve medeniyetin öncülüğünü yapmış olan Büyük Türk Milleti’nin teminatı olarak, Türkçe’ye sahip çıkmalıdır. Türk Gençliği, Şair Yahya Kemal’in “Türkçe ağzımda annemin sütü gibidir” ifadesindeki bağlılık, temizlik, asalet ve hassasiyeti anlamalıdır.
TÜRK'LÜGÜMÜZE TÜRK'CEMİZE SAHİP CİKALİM. ALİNTİ

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
Vuslatim
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 02, 2004
İletiler: 3121
Şehir: Turan/Almanya

İletiTarih: Per May 14, 2009 3:18 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder





Yılmaz Özdil bugünkü yazısında son dönemde AKP tarafından yapılan açılımları ele almış...






Zavallı Türkler



Okurlar merak ediyor:

"Açılımları niye yazmıyorsun?"

*

Yazayım...

"Türk" açılımı yapılsın.

*

Kürt açılımı var.

Ermeni açılımı var.

Rum açılımı var.

Hamas açılımı var.

*

Fikri striptiz yapılıyor...

Bize açılan bi şey yok.

*

Bu ne zulümdür kardeşim?

*

Şeş tivi'yi açıyorlar, gözünün üstünde kaşın var diye, bizim televizyonları kapatıyorlar... Ne bankamız kaldı, ne limanımız; malımızı mülkümüzü el áleme sattıkları yetmiyormuş gibi, açılım yapıp telefonumuzu verdikleri Arap bile "Türk" Telekom diye ortalıkta geziniyor, biz ise, "Türk'üm" bile diyemiyoruz artık.

*

- Kimsin?

- Türk'üm.

- Olmadı...

- Ya nasıl olacak?

- Kürt'sen Kürt'sün, Laz'san Laz.

- E değilim...

- Türkiyeliyim de o zaman.

- Manyak mısın birader...

- Irkçısın sen!

*

Bir ülkede kimin sesi çıkmıyorsa, ezilen odur... Bizim ülkede kimin sesi çıkmıyor?

Bizim.

Çünkü, herkes konuşunca "demokratik hak" oluyor, biz konuşunca "faşist!"

*

Herkese tolerans...

Bize tahammül sıfır.

*

Türk sorunu var bu ülkede.

Empati lütfen...

Türk açılımı yapılsın.


Yılmaz Özdil / Hürriyet
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

Sayfa: 1, 2  Sonraki »  


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizisilemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB

alt1
1998-2007 Bozkurt NET
alt1
1998-2010 BOZKURT NET
--------------------------------------
Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
alt1