YALAKALIKLA SINIR TANIMAYAN GAZETECİLİK... / GÖLGE ADAM
Tarih: 11.08.2003 Saat: 01:00
Konu: Basın-Yazarlar


Her dönem ve her iktidarın bir grup yalakası olmuştur...
Ancak yalakalığın bu kadar açıktan yapıldığına ilk kez şahit oluyorum...
Şimdiye kadar yalakalıklar üstü örtülü olarak yapılırdı...


Ancak şimdi durum değişti...
Artık bütün yalakalık açıktan yapılmaya başlandı...
Dünkü bazı gazetelerin manşetlerini görünce neredeyse küçük dilimi yutacaktım...
“Veliahtla evlat farkı” türü başlıklar bu kadarına da pes doğrusu dedirtti bana...
Açıktan yalakalık yapmakta eline kimsenin su dökemeyeceği bir kadın gazeteci var...
O hanım gazetecinin manşetlerinin atılmasında etkin olduğu gazetedeki başlıklardaki yalakalık bu kadar ayyuka çıkınca bu hanım gazetecinin kısa bir portresini çıkarmak vacip oldu artık...
Medyada ‘Korkunç Yenge’ olarak ünlenen ancak şimdilerde ‘Ex Korkunç Yenge’ olan bu Hanım Gazeteci, Demirelli yılların başlangıcında hızlı bir Demirelcidir...
28 Şubat sürecinde en hızlı Demirel düşmanı...

Özallı yılların başlangıcında Semra Hanım’a yaklaşmıştır... Ancak daha sonra Özallar’a karşı yürüttüğü kampanyayla tanıdık kendisini...
ANAYOL iktidarı döneminde Mesut Yılmaz’a tüm gazetecilerin içinde söyledikleri daha dün gibi kulaklarımızda...

“Mesut Bey siz muhteşem bir adamsınız. Müsaade ederseniz sizin yalakanız olmak istiyorum...”
Daha sonra bakıyoruz Mesut Yılmaz’a en sert eleştiriler hep Bu Ex Korkunç Yenge’den gelmiş, mahkemelerde onlarca dosya hala karar bekliyor...
Nasıl olursa olur, Korkunç Yenge Erbakan’la yakınlaşmaya başlar...
Ancak Nermin Erbakan Hanım’a ulaşması o kadar da kolay olmaz... Erbakan’ın partisinden milletvekili olarak Meclis’e girer...
Hızlı bir Erbakan savunucusudur artık... Merve Kavakçı skandalının başkahramanıdır O... Bu kahramanlığı sayesinde partisi kapatılır... Erbakan döneminin kapanmaya başladığını gören Korkunç Yenge, hapishane günlerinde tanıştığı Recep Tayyip Erdoğan’a yanaşmaya başlar... Emine Erdoğan’la yakın diyaloğu sayesinde Emine Hanım’ın Papatyaları arasına girer...
Heryerde el ele-kol kola görülmeye başlanır... Her dönemin kadını olmasıyla ünlü bu Hanım, bir önceki yakın dostlarına saldırmayı alışkanlık haline getirmiştir...
Erdoğan Ailesine daha yakın olabilmek için onların cephe aldıklarına cephe alır...
Erdoğanlar’ın oğlu Necmettin Bilal’in nikah günü Korkunç Yenge’nin manşetlerinin belirlenmesinde etkili olduğu gazetenin manşeti de bu anlattıklarımın özetidir...
Daha birkaç yıl öncesine kadar etrafında fır döndüğü siyasi lideri hem de hiç alakası olmayan bir konu nedeniyle parçalatıvermiştir Korkunç Yengemiz...
Şimdi bu Korkunç Yenge’yi dost edinenlerin, yarın birgün Korkunç Yenge’nin hedef tahtasına oturmayacağını kimse garanti edemiyor...

Medyada yalakalıkta sınır tanımayan gazeteciler var oldukça ve bunlar hep etkili konumlarda oldukça medyanın güvenilirlik sorunu da var olmaya devam edecek...
Şimdi durup durup düyünüyorum...
Acaba İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde bana 4 yıl boyunca öğretilen gazetecilik demek ki hep palavraymış...
Türkiye’de gazetecilik yapacaksan, peşinden yılan bile gelse kemiksiz beli kırılaçcak kadar kıvırtkan olmadıkça sen gerçek gazeteci sayılmayacakmışsın...
Allahım sen bu yılanın bile takip edemeyeceği kıvırtkanlardan bu milletve ve medyamızı koru...

TÜRK BAYRAĞINI YIRTINIZ MI?

Hürriyet Gazetesi yazarı Emin Çölaşan, eski bir ülkücü olan yazarla, DEHAP’lı yöneticiler arasındaki muhabbeti anlattığı yazısında yazarın ismini vermedi...
Ancak Çölaşan’ın yazısının hemen ardından bu ismin Milliyet Gazetesi yazarı Taha Akyol olduğu yazılıp çizilmeye başlandı...
Bir dönemin hızlı milliyetçilerinden olan bu kişi, bazı makamları görünce çabuk değişmekle suçlanıyordu...
Bu kendini üstad olarak gören ve bazılarının da öyle lanse ettikleri şahıs, Emin Çölaşan’ın iddiasına göre, DEHAP’lılara akıl hocalığı yapıp görüşmenin sonunda da “Sayın Öcalan’a saygılarımı iletin’’ diyormuş...

Çölaşan’ın bu yazısını okuyunca hep aklımın bir köşesinde takılı kalan bir soruyu üstada yöneltmeye karar verdim...
Sayın Taha Akyol (tabii ki, Apo’ya söylediğiniz sayından) Yozgatlı olduğunuz biliniyor.
Yozgatta Türk bayrağını yırtıp, Atatürk’e hakaret ettiniz mi hiç?..

Sadece meraktan soruyorum...
Gerçekten böyle birşey yaptınız mı?...

EKREDİTELER

Dün Recep Tayyip Erdoğan oğlu Necmettin Bilal’i evlendirdi... Genç çifte mutluluklar dilerim...
Ancakkk...
Düğüne bazı gazeteciler ve gazetelerin yöneticileri davet edilirken, bazıları davet edilmedi... Düğüne davet edilen gazeteler ve gazete yöneticileri, Tayyip Bey tarafından akredite edilmiş olan gruptandı... Erdoğan’a ve hükümete muhalefet eden kimsecikler yoktu davette...
Baktım da bizim akretide gazeteciler, kendileri akretdite olunca hiç sesleri çıkmadı veğ halen çıkmıyor...
Kendileri akredite olunca iyi, ama başkaları akredite oluhnca yer yerinden oynuyor... Sizin akrediteniz de hayırlı olsun sevgili, Vakitçiler, Yenişafakçılar...

Umarım bu akredite olayını da manşetlerinizde görmek nasip olur...
Heryerde akredite olmayı marifet saymış belinde kemiği kalmamış olanlara zaten bir sözüm yok...

NÖBET BİTİYOR

Necmettin Bilal’in düğünü en çok gazetecileri yordu...
Herşeyi olduğu gibi Başbakan’ın oğlunun düğününü de abartan medyamız, muhabirlerini günlerdir gelinin evinin önünde yatırıp kaldırıyordu...
Neyseki düğün bitti...
Günlerdir gelinin evinin önünde pusuya yatan gazeteciler bugün evlerinde rahat bir uyku çekecekler....

Gölge Adam /Yeniçağ Gazetesi







Bu haberin geldigi yer: Bozkurt NET
http://www.ulkuocagi.net

Bu haber icin adres:
http://www.ulkuocagi.net/modules.php?name=News&file=article&sid=1483